11 Nisan 2012 Çarşamba 16:27
452 Okunma
Kozlu Belediye Başkanı Bektaş, Kgd’yi Ziyaret Etti


Kozlu’da yapılan çalışmalar, Zonguldak Belediye Başkan adaylığı, Kozlu’da meydana gelen heyelan hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunan Bektaş, şunları söyledi:

“Şimdi bana ‘Zonguldak Belediye Başkanı olsan, ilk olarak ne yaparsın?’ deseler, ‘Önce Gazipaşa Caddesi’ni trafiğe kapatırım’ derim. Çünkü şehir tam anlamıyla boğulmuş, nefes alamıyor. İnsanlar nefes almak istiyor, bizler insanlara nefes alacak yerler açmak zorundayız. Biz çok fazla statükocuyuz. Adamın 15 yıl önce fabrikası kapanmış, bizim esnafımız hala onun ürününün reklamını camına asarak yapıyor. Artık yaşam biçimimizi değiştirmemiz gerekiyor. Buralara gelen yatırımcılar, buradaki gelişmeleri, değişimleri görmeliler ki, ona göre de buralarda yatırım yapsınlar. Dünyanın her yerinde turizm büyük paralar kazandırıyor. İnsanların yaşam şekli değişti, artık insanlar gezip görmek, güzel yerlerde yaşamak istiyor. Bizler buraları Türkiye’nin gezilip görülecek yerleri haline getirmeliyiz. Bu nedenle bizler radikal kararlar almak zorundayız. ‘10-15 kişi ağlayacak, bundan rahatsız olacak, bize oy vermeyecek’ diye yapılması gereken çalışmaları erteleyemeyiz. Eğer oy kaygın, birilerine diyet borcun varsa, o zaman radikal kararlar alamazsınız. Bu nedenle benim hiçbir zaman oy kaygım olmadı ve her zaman da radikal kararlar aldım. Bu nedenle de belki en çok mahkemelere gidip gelen başkan durumundayım. Gerçi bundan hiçbir zaman gocunmuyorum. Eğer işin içinde haram yoksa ve yapılan iş halkın menfaatineyse, o zaman her şeyi göze alacaksın. Yoksa bu şehir elden gidiyor. Nefes alınmıyor.”



Zonguldak’ın sorunlarının büyük olduğunu ancak kendisinin sorunlardan korkmadığını ifade eden Başkan Bektaş, şöyle devam etti:

“Ben inançları kuvvetli bir insanım, o nedenle de, ‘Allah her zaman her şeyin hayırlısını nasip etsin’ derim. Doğruyu söylemek gerekirse, Zonguldak’ta siyasetle şu ya da bu şekilde uğraşan bir kişi mutlaka Zonguldak’ta belediye başkanı olmak ister. Zonguldak Belediye Başkanlığı konuşulduğunda son 10-15 yıldır gösterilen tek adres Ali Bektaş’tır. Bu kimseye nasip olmaz. Fakat mantık olarak bu göreve önce benim hazır olmam, bu konudaki gerekli araştırmaları ve çalışmaları yapmam gerekir. Şimdi ben ‘adayım’ desem, bu konuda hasımlarım çıkabilir ve beni yıpratmaya çalışabilir, önümüzü kesecek yaklaşımlarda bulunabilirler. Bunun dışında benim Kozlu’da yapmam, bitirmem gereken çok önemli işlerim var. Benim şu an tek düşüncem, Kozlu’yu ‘Türkiye’de böyle bir şehir varmış’ dedirtmek. Öncelikle başladığım işleri tamamlamak istiyorum. Ben önce önümüzdeki 2 yıl içerisinde yapmam gerekenleri adam gibi yapayım da, sonrasında günü geldiğinde bunları düşünürüz. Mantık olarak vatandaş, ‘Ali Bektaş Kozlu’da çok radikal kararlar aldı, Kozlu’nun çehresini değiştirdi. Zonguldak’a da böyle biri gerekiyor’ diye düşünüyor, bu nedenle de bu konuda konuşuyor. Şimdilik benim amacım Kozlu’yu en güzel yere getirmek, 2 yıl öncesinden ‘adayım’ diye bir açıklama yaparsam, ne birlikte şu an iş yaptığım ekibimi motive edebilirim, ne de Zonguldak’ta bir saygınlık oluşturabilirim, zamanı geldiğinde bu konuyu değerlendiririz. Zonguldak, çok büyük sorunları olan bir yer, ama ben sorunlardan korkan biri değilim. Benim bu konularda hem vizyonum, hem misyonum var.”



“BANA ‘DELİ BAŞKAN’ DENMESİNDEN HİÇ DE GOCUNMUYORUM”

“Anadolu’da yiğit olana ‘deli’ derler. Bana “Deli Başkan” denmesinden hiç de gocunmuyorum. Benim deliliğim, vatandaşımın menfaati için aldığım radikal kararlar nedeniyledir. Ben aykümün çok yüksek olduğuna inanıyorum. Belki zaman zaman argo konuştuğum içinde böyle söylenebilir, ama bu konu da madencilikten gelen bir durumdur. Madende çalışan bunu iyi bilir. Son dönem iki önemli çalışmamız oldu. Bir tanesi dere ağzındaki mendireğin tamiri, diğeri de dere ıslahı çalışması. Dere ıslahı çalışması DSİ’nin yatırım programına konuldu. Büyük bir ihtimalle bu sene içerisinde ihalesi yapılacak ve 2013 yılının sonunda deremiz tertemiz olacak. Kanalizasyonları da temizlediğimizde orası tam bir yaşam merkezi olacak. Ayrıca sahil yolundan yeni belediye sarayına kadar çok geniş bir bulvar yapılacak. Ana caddemizin bir bölümünü trafiğe kapattık, orada özellikle yaz aylarında lokantalar, pastaneler kendi dükkanlarının önüne masalarını koyabilecek ve vatandaş da araba geçmediği için o alanları rahat bir şekilde kullanmış olacak. Benim çok büyük bir alanı kapsayacak bir kültür merkezi projem var. Bu konuda kaynak arıyorum. Uzun vadeli veya hibe kredili yapabileceksem, inşaatına hemen başlamak istiyorum. Kozlu’da bir kültür merkezi, ekmek gibi, su gibi şart. Zonguldak’ta Atatürk Kültür Merkezi’ni hepiniz biliyorsunuz. Dışarıdan biri görse, burayı bizi ‘karikatür’ diye çizerler. Araba bile park edemeyeceğin bir kültür merkezine sen 2-3 bin kişiyi nasıl getireceksin? Komedi gibi şey, orası tam bir karikatür. Ben Zonguldak’taki bazı kültürel ve resmi faaliyetlerin Kozlu’ya kaydırılmasından yanayım. Özellikle kamu kuruluşlarının ciddi bir park sorunu var. Zonguldak ve Kozlu birbirine entegre olmuş bir yer, gerekirse bu 2 belediye tek bir belediye yapılsın. Bu konuda kıskançlığım yok. Bu şehrin nefes alması lazım... Şehir gerekirse Elvanpazarcık’a kadar taşınmalı. Mesela stat illa da ‘Fener’de, şehrin merkezinde olacak’ diye bir konu yok. Şimdi biz Süper Lig’e çıksak, bir Fenerbahçe, bir Galatasaray maçı olsa, biz Fener’e çıkabilecek miyiz? Bundan 30 sene evvel çıkamıyorduk. Şimdi nasıl çıkacağız? Tünelden çıkın, Elvanpazarcık’ın orada geniş bir alan var. Buradan oraya gitmek 5 dakika. Paraya bile gerek yok buradaki stadın yeri için. Bir yatırımcıya dersiniz ki, ‘al stadı, bir alışveriş merkezi yap, bize de şuraya 30 bin kişilik bir stat yap’ bu kadar basit. Herkes seve seve yapar. Paranın kaynağını kendi içinden bulacaksınız. Şehir boğuluyor. Gençlik merkezi yapacağız, yer bulamıyoruz. Havuz yapacaksınız, parası çıkmış 15 milyon lira, yer bulamıyoruz. İlla da bu şehrin göbeğinde boğulmanız şart değil. Şehrin coğrafyası müsait değilse, o zaman alanı açacaksınız, geniş alanlara yayılacaksınız. Açmak zorundasınız. Stada herkes gider, dağı biraz düzlerseniz, çıkan hafriyatla 2 tane alan elde edersiniz.”



“BİZ SORUMLUKTAN KAÇMADIK”

“Belediyemizin heyelan olan yerle hiçbir alakası yoktur. Biz sorumluktan kaçmadık. Orada mağdur olan vatandaşlarımıza söyledik, ‘biz bu konuda size ödenekte çıkartırız’ dedik. Oradaki vatandaşların hepsini Deniz Otel’e yerleştirdik. Bizi hiç ilgilendiremediği halde biz dedik ki, ‘Buranın kooperatif alanı yaklaşık 7-8 bin metrekare, siz bize buradan 800 metrekare yer ayırın, kendi içinizden, ben size buraya yıkılacak olanlara yeni bina yapayım, hemen başlayalım, sizi de yerleştirelim, prosedür olarak da belediyemiz yapacak’ dedim. 400 metrekare yere 16 daire müteahhitle anlaştık yüzde 50-50, adam para kazanmasa da, bizim için yapacak orayı. Bu sefer kendi aralarında anlaşamadılar. ‘Bizimde evler yenilensin’ diye, şimdi sanırım bir mutabakata vardılar, bir toplantı yapacağız, tamamı yıkılıp oraya yeni bir site yapılacak. Böylelikle binalar yenilenmiş olacak, yanında da 150 yataklı bir özel hastane düşünülüyor. Kozlu’da ne olsa Belediye Başkanlığı’ndan bilinir. Bizim sorunumuz olmadığı halde, biz doğrudan olarak sorunun içine gittiğimiz için, bizim sorumluluğumuzda gibi anlaşılıyor. Biz ‘insanlar mutlu olsun’ istiyoruz. Biz iyi niyetle yardımcı olmaya çalışıyoruz. İyilikten maraz doğarmış. Gerçi ben konuşulanlara bakmıyorum. Vatandaş güzel bir hayat yaşasın istiyorum.”

(OA-OA-Y)



11.04.2012 16:24:48 TSI




Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 11.04.2012 16:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183