23 Aralık 2012 Pazar 12:33
1795 Okunma
Tarsus’ta ''Medyanın Toplum Üzerindeki Etkileri'' Paneli Yapıldı

MERSİN - Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Tarsus Medya Mensupları Derneği (MEDYAD) tarafından Ticaret ve Sanayi Odası salonunda düzenlenen ''Medya'nın toplum üzerindeki etkileri'' konulu panelde Kaymakam Orhan Şefik Güldibi yaptığı konuşmada, ''Yerel Basın iyiki var. Çünkü yerel basın sayesinde kentin adı duyuruluyor, yerel medya sayesinde kentte yaşayanlar bilgi sahibi oluyor. Anadolu kaplanları olarak da değerlendirilen yerel medyanın kentlerin gelişmesine ve kalkınmasına da önemli ölçüde destek oluyor. Tüm yerel medya çalışanlarını kutluyorum'' dedi.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel ise, halkın medyaya nasıl baktığını ifade ederek başladığı konuşmasında, 1980 öncesinde halkta ''Gazete yazdıysa doğrudur'' diye bir algı olduğunu, şimdi ise ''Acaba bunu niye böyle yazdı'' diye bir olgu oluştuğunu söyledi. 1980 yılına kadar basın sektörünün gazeteci patronlarının elinde olduğunu ve daha özgür ve halka sıcak gelen bir yapıya sahip olduğunu belirten Sertel, ''Şimdi ise gazetelerin çoğu el değiştirdi. Gazeteciliği yanı sı sıra ihalelerden pay alan, yada ihale alan gazetecilik var. 1984-85 yıllarında başlayan gazeteci olmayan gazete sahibi anlayışı şimdi doruk noktalara ulaştı. Bu nedenle işadamlarının gazetelerine halk inanmıyor'' dedi.

 —TÜRKİYE GAZETECİLER FEDERASYONU GENEL BAŞKANI SERTEL: ''İSTANBUL BASINI, ANADOLU BASININA FELAKET HABERCİLİĞİ OLARAK BAKIYOR''

Yaygın medyanın, Anadolu medyasına 'felaket habercisi' olarak baktığını, terör, şiddet, kavga, afet, deprem olursa anadoludan haberlerin İstanbul medyasında yeraldığını belirten Sertel, ''İstanbul basınına göre, siyaset Ankara'dan, ticaret İstanbul'dan ibaret. Tarsus'ta çok başarılı olmuş bir siyasetçinin yada bürokratının haber olma şansı yok. Ancak bir cinayet aydınlatılmamış, faili meçhul kalmış ve cinayet serisi devam ederse o zaman gözler o kente çevriliyor. İşte burada yerel medyanın önemi ortaya çıkıyor. Halk gazetecilere bakarken, hem seviyor, hem mefret ediyor, hem korkuyor ve hem de eleştiriyor. Nedenine baktığımızda ise, Gazeteci kendini savcı ve hakim yerine koyan bir anlayışla hareket ediyor. Oysa gazeteci bilgi ve belgeye dayalı haber yapmalıdır. Var olan iddiaları belgeleriyle kamuoyunun bilgisine sunmalıdır. Ama hem savcı gibi iddiname, hem hakim gibi karar veriliyor. Biz Basın özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden yanayız, ama kişinin hak ve özgürlüklerini çiğnemeye kalkarsak doğru olmaz. Zaten asıl olan halkın bu konulardaki denetimidir'' dedi.

Yerel medyada tehdit, şantaj ve kirliliğin asla olmaması gerektiğini, suçlanılan kişinin görüşünün de kesinlikle yansıtılması gerektiğini dile getiren Sertel, şunları kaydetti:

''Tekzipten önce, gazetecinin vicdanlı olması gerekir. İnsanların şeref ve haysiyetleriyle oynanmamalı. Bunu yapanlar da çekip gitsin, bu işi yapmasın. Görüldüğü gibi Türkiye'de gazete tirajları hızla düşüyor. Bir nedeni sosyal medya ve internet medyacılığının hızla gelişmesi.10 yıl sonra gazeteler yerine internet haberciliğine geçilecek. Ben 17 yaşındaki oğluma gazete okumasını tavsiye ederken, o bana ''Senin bugün okuduğunu ben internet haberlerinde dünden okuyorum' diyor. Türkiye'de yüzde 20 oranında gazete ve yüzde 4 oranında kitap okuru var. Eskiden şiir ve mektup yazardık. Şimdi herşeyin doğallığından kaçar hale geldik.''

Medya mensuplarının da medyayı nasıl değerlendirmesi gerektiği konusunda da konuşan Sertel, ''Önce biz kendi kendimizi sorgulamalıyız. Biz kamu yararına, halk yararına, namuslu bir şekilde gazetecilik yapmalıyız. Doğru olanı hangi şart altında olursa olsun yapmalıyız. Gerçi doğru söyleyeni, doğru yazanı 9 köyden kovuyorlar, hatta hapse atıyorlar ama biz yinede namuslu bir şekilde doğruları yazmaya devam etmeliyiz. Gelişen ve büyüyen Türkiye'nin gazetecilerinin hapista sürünmesi bizi çok üzüyor. Biz bunları hak etmiyoruz'' şeklinde konuştu.

Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi yrd. Doç. Dr. Erhan Arslan ise konuşmasında yerel medyanın, alternatif medya içinde yer aldığını, çünkü küresele karşı yerel ölçekte görev yaptıklarını söyledi. Yerel medyanın direnç noktası olduğunu ve kollektif dayanışmayı sağladığını belirten Arslan, ''Yerel medya manipülasyonu da önlüyor. Çünkü haberini yaptıklarıyla aynı kentte oturuyor ve birçok zaman bir araya geliyor.'' dedi.

Yerel medyanın çatışma odaklı haberlerden uzak durmaları gerektiğini ve bunun kimseye fayda sağlamadığını belirten Arslan, ''Çatışmayı iki tarafın çatışması gibi göstermekten kaçınmak gerekir. Çünkü bu, bir kazanan ve bir kaybeden yaratır. Dahası gazetecinin hata yapma şansı yoktur ve olmamalıdır'' diye konuştu.

 

Konuşmaların ardından Medya Mensupları Derneği Başkanı Okan Çalışkan, tüm katılımcılara ve panelistlere teşekkür ederek, bu tür etkinliklerin bundan böyle de devam edeceğini kaydetti.

Kaymakam Orhan Şefik Güldibi, MEDYAD tarafından günün anısı için hazırlanan plaketi Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel'e verirken, Belediye Başkan vekili Hasan Yıldırım ise, Erhan Arslan'a plaketini verdi.

Okan çalışkan, Mersin Basın İlan Müdürü Umut Çor'a teşekkür belgesi verdi.

Panele, Gülek Belediye Başkanı Tekin Çelik, Yenice Belediye Başkanı Ali Kuru, Yeşiltepe Belediye Başkanı Fikri Tüten, Tarsus Emniyet Müdürü Yaşar Aksoy, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Talat Dinçer, Tarsus'taki çok sayıda meslek odası başkan ve yöneticileri, AK Parti Tarsus ilçe başkanı Hakkı Meniz, CHP ilçe başkanı Mehmet Özel ve yöneticileri, İl Genel ve belediye Meclis üyeleri katıldı.









Basın Bülteni

Son Güncelleme: 23.12.2012 12:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183