KURTLAR VADİSİ PUSU 160. BÖLÜM...
ESKİ KOCA DEHŞETİ
KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
TÜRK'E DURMAK YARAŞMAZ
MERSİN/TARSUS - Bugün modern devletimizin kurucusu, çağdaş cumhuriyetimizin ve laik Türkiye Cumhuriyetinin mimarı, büyük önder Atatürk’e, tüm ulusa harf inkılâbını öğretmek için açılan “millet mektepleri başöğretmenliği” unvanının verilişinin yeni bir yıl dönümüdür
24 Kasım 1928 yılında başlayan bu süreç günümüzde de aynı şevkle devam etmektedir. Bugün, Atatürk’ün doğumunun 100’ncü yılı olan 1981’den itibaren de ortak bir coşkuyla “24 Kasım Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Başka bir deyişle; Türk toplumu öğretmenine böyle özel bir gün tahsis ederek, manevi ödüllerin en yücesini sunmuştur.
Toplumların gelişiminde, güçlenmesinde eğitimin ve öğretimin rolü çok büyüktür. Ancak şurası da asla unutulmamalıdır ki; eğitime dinamizm kazandıran, onu çağdaş tekniklerle uygulayıp, toplumun geleceğine yön verecek bir araç haline getiren tek unsur öğretmendir.
Kalkınmış, çağdaşlaşmış, güçlü ve modern bir devletin temel taşları olacak genç nesli, bir dantel gibi özenle işleyecek, eğitecek olan öğretmenlerimiz, çok ağır ve o oranda da kutsal bir görev üstlenmişlerdir. Yetiştirdikleri öğrencilerin başarılarıyla mutlu olan; iyi eğitilmiş, çağdaş bir toplum modeli yaratma özlemiyle büyük maddi fedakârlıkları göze alan cefakeş öğretmenlerimize milletçe duyduğumuz şükran ve saygıyı, sadece 24 Kasımlarda değil, her zaman dile getirmek zorundayız.
Hayatının her döneminde, kendisini yetiştiren, etkileyen öğretmenlerini minnet ve saygıyla anan büyük önder Atatürk, kurduğu yeni devleti, cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin yetiştirilmesinde öğretimin öncelikli rolünü görmüş ve bunun asli sorumluluğunu da öğretmenlere vermiştir.
Milletimiz, büyük komutan, devlet ve düşünce adamı ulu önder Atatürk’e cumhurbaşkanlığı makamını tevcih ederek onu gönlünün en nadide köşesine yerleştirmiştir. Fakat o, bir gazetecinin “İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?” Sorusuna, “Milli Eğitim Bakanı olarak milli kültürü geliştirmek isterim.” cevabını vererek eğitime verdiği önemi ortaya koymuştur.
Bizlere düşen en önemli görev, atamızın ve ulusumuzun teveccühüne ve güvenine layık olmaktır. Verilen eğitim ve öğretimin gayesi yalnız hükümete memur, orduya asker yetiştirmek olmamalıdır. Aynı zamanda iyi ahlak sahibi, yüksek karakterli, ülkesine ve cumhuriyetine gönülden bağlı, devletin demokratik, sosyal ve laik temellerine sadık, başladığı işi başarabilecek kabiliyette, dürüst muhakemeli, sağlam iradeli, meslek hayatında karşısına çıkacak engelleri yenme gücüne sahip gençler yetiştirilmelidir. Bütün gayretler ve faaliyetler bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır. Ancak böylelikle, en zor koşullarda kara tahtanın başına geçerek milletini aydınlatmaya çalışan büyük Atatürk’ün ışıklı yolunu izleyebiliriz.
Bu gün toplumsal olarak ulaştığımız düzey, hiç bir fedakârlıktan kaçınmayarak gereğinde kendini tüketerek cumhuriyet nesillerini üreten irfan ordumuzun neferleri yani öğretmenlerimizin eseridir. Bu eserin kıymeti ancak feda edilen emekle ölçülebilir. Fedakâr öğretmenlerimiz kendilerine verilen görevi eksiksiz yerine getirerek Türk milletini çağdışı bir toplumdan çağdaş bir toplum düzeyine yükselterek 20 nci yüzyılın gereğini yerine getirmişlerdir.
Değerli öğretmenlerimiz, Cumhuriyetin geleceği sizlerin göstereceği gayret ve vereceğiniz eğitim-öğretim mücadelesi ile şekillenecektir. Bu zor ancak aynı oranda zevkli ve onurlu görevinizi eksiksiz olarak yerine getireceğine olan inancımız tamdır. Siz değerli öğretmenlerimiz ve eğitimcilerimiz, Öğretmenler gününüzü kutlar, saygılarımı sunarım.
İsmail TEPEBAĞLI
Çamlıyayla Belediye Başkanı
Aydın'da Feci Tren Kazası 1 Ağır 2 Yaralı/HABER...
Müezzinlerin Namaz Kıldırma Kavgasında Kan...
Samsun’da Kamyon Kazası/YEREL HABERLER
Şanlıurfa'da Kafa Kafaya Trafik Kazası: 10...
Dolandırıcılık İddiasıyla Meclis Üyesi...
Osmaniye’de Engelliler Yarıştı/YEREL HABERLER...
Ana-Kız Okuldayız Kursiyerlerine Konya Şeker'den...
Alkollü Şahıs Mahalleyi Ayağa Kaldırdı/HABER...
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!