Şu an yaşımız kaç olursa  olsun, birgün gelecek ölmedikten sonra yaşlanacağız.
Bu kaçınılmaz bir gerçek.
Ve nasıl ki yaşlanacaksak, birgün gelecek hayata gözlerimizi yumacağız.. 
Yani; “Öleceğiz”. Yaşlanmak da, ölmekte hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden.
Ancak  yaşarken,  yaşımız kaç olursa olsun, ister 50, ister 80, isterse 100 olsun. Önemli olan sağlıklı olmak, ayakta dimdik durabilmek, kendi işimizi kendimiz görebilmemizdir.

Bunu temenni etsek de maalesef hepimiz aynı şansı yakalayamayabiliyoruz.
Bugünlerde ülkemizde Yaşlılar Haftası kutlanıyor.
18-24 Mart tarihleri arasında “Yaşlılar Haftası”  nedeniyle çeşitli etkinlikler yapıldı..
Elbette yaşlılarımızı unutmamak, onları hoş tutmak, onlar için  etkinlikler düzenlemek güzel..
İnanın bugünlerde 50 yaşına girmiş olan bendeniz bile yaşlandığımı hissediyorum.
Kimileri yaşlandığını kabul etmek istemez. Ama ben doğum gibi ölüme de inanan biri olarak gençlik gibi yaşlanmanın da doğal olduğuna inanıyorum.
50 yaş belki sizlere göre yaşlılık denmeyebilir. Ama  Şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi “Yaş 35 yolun yarısı eder”.
Bizde bugün 35’i geçeli 15 yıl olmuş. O  halde yolun yarısından sonra aldığımız 15 yıllık ömür küçümsenmemeli. Hem ne demişler? Emekli adamın bir  ayağı çukurdadır. Emeklilerimiz kızmasın, bende geçen yıl emekli olan bir yoldaşınız olarak kendimi sizlerden ayrı tutmuyorum.
Emekli olduğumu da, bir ayağımın çukurda olduğunu da, yaşlandığımı da kabul ediyorum.
Zaten kabul etmezsek kendi kendimizi kandırırız.
Yaşlandığımı niye hissettim?
Birincisi dişlerim eskisi gibi değil.
İkincisi gözlerim eskisi gibi net görmüyor.. Gözlük üstüne gözlük değiştiriyorum. Hatta uzak gözlüğü bile yetmiyor,  yakın için ikinci gözlük şart oluyor.
Üçüncüsü, çok katlı bir daireye çıkarken  ikinci kata geldiğimde yorulduğumu hissediyorum. Gençken böyle miydi ya?
Demek ki yaşlandığımızın açık delilleri bunlar..
Yaşlılar denilince aklıma Tarsus Yaşlılar huzurevi geliyor. Sık sık gidip geldiğim Yaşlılar ve Huzurevindeki o annemiz, babamız yaşındaki yaşlılar o kadar güzel ve sevimliler ki.. Onların kadar yaşımız olmasa da kendimi aynı kategoriye koyuyorum.
Bu yılki Yşalılara saygı haftasında Tarsus Kaymakamlığı Tarsus Huzurevi yetkilileri, Yaşlılara Saygı haftası nedeniyle el sanatları sergisi düzenlemiştir. Mersin Forum AVM’de D lok kat 2  Mersin adresinde dün açılan sergide yaşlılarımızın günlük hayatları anlatılırken, yaptıkları el emeği göz nuru eserler de  sergilenmiştir.
Bu güzel etkinlik bile Yaşlılarımız için önemlidir.
Tüm yaşlıların haftasını kutlarken, aklıma Sağlık alanında yaptığı çalışmalar ile tanınan Tarsus’lu hemşehrimiz Prof. Dr. İsmail  Tufan bey geldi.
Tufan, bundan  geçen  yılda kentimize gelmiş ve o zaman siyasete soyunmuştu. Ancak siyesetçi kimliği bana göre onun doktorluğunun, profesörlüğünün üzerine çıkamadı. Çünkü o başarılı bir Profesör doktordu ve sağlık alanında çok güzel projeleri vardı.  Kendisiyle her görüşmemizde olsun, kendisinin toplantılarında olsun özellikle yaşlıları ilgilendiren ve halk arasında bunama olarak da adlandırılan “Alzheımer ve  Parkınson” gibi  hastalıkları anlattı.  Yurdun bazı kentlerinde açılan yaşlılar yurdunun bir benzerinin Tarsus’ta açılabileceğini anlattı. Bu hususta destek istedi. Hatta kendisinin yerel yönetimlere hiçbir menfaat beklemeden destek olacağının sözünü verdi. Tabi siyasetteki beklentisi gerçekleşmeyince bir süre yine görevinin başına dönmüştü. 
Bazı kesimlerce ismi unutulmuş olabilir. Ama bizler Prof. Dr. İsmail Tufan’ı unutmadık. Onun bize verdiği sözü tutacağını ve bizleri, Tarsus’u unutmayacağını  biliyorduk.
Ve kendisi  bir sürelik ayrılıktan sonra  yeniden gelmişti. Daha önceki projelerini gerçekleştirmek için insanları bilgilendirmeye, toplantılar tertip etmeye devam etti.
O yaptığı toplantıyı unutmuyorum.. Tarsus Kültür Merkezi’nde  yurt içinden ve yurt dışından uzmanların katıldığı  konferansta  yaşlılık ve yaşlılığa bağlı hastalıkları uzmanlarla birlikte kendisi de  anlattı.
Yabancı profesör doktorların konuşmalarını özel tercümanlar  Türkçeye çevirdi.. Bunama, Alzheimer, Parkinson gibi çağımızın önemli hastalıklarının neler olduğunu, ne gibi zararları olduğunu   Türkiye, Avustralya, Almanya ve Japonya’dan  gelen  davetliler anlatmıştı.
İsmail Tufan “İnsanlar yaşlanmaktan korkmasın. Aslında yaşlanmak güzeldir. Çünkü  yaşlandığınızı hissettiğiniz yaşa kadar yaşamak, özellikle sağlıklı yaşamak  Allah’ın bir lütfudur ve güzel bir şeydir. Ulusal Sosyal ve Uygulamalı Gerontoloji  Derneğinin yürütücülüğünde ve  Gerontoloji Vakfının sponsorluğunda     düzenlenen konferansta da  tüm yaşlılar  sağlık çalışanları, doktor arkadaşlarımız bilgilenmek, bilgisi olanlar bilgilerini tazelemek için geldiler. Sağolsunlar. Yaşlanmak eskiden yok gibiydi. Şimdilerde insan ömrü uzadı. Ancak yaşlılık ve yaşlılığa bağlı hastalıklarda arttı. Bu sorunları çözmek zorundayız.” demekte. Yine Tufan’ın verdiği bilgide ülkemizde birçok yaşlı insan demans hastası olma adayı olup şu an demans (bunama) hastası sayısı 800 bin cıvarında. Dolayısıyla bu insanlar ailelerini de etkilemektedir.”
Tufan doğru söylüyor. Burada bir de öneri getiriyor.. Kendisi  ülkemizde Aydın, Nazilli, Ordu, Afyon Dinar gibi il ve ilçelerde Bunama, Alzheimer, Parkinson hastalarının bakıldığı yurt ve bakımevleri mevcut.  İşte güney bölgesinde bu konuda ilk atak Tarsus’tan gelmektedir. Bunu da Tarsuslu hemşehrimiz Prof. Dr. İsmail Tufan yapmak veya öncülük etmek istemektedir.
Sanırım bu konuda Tarsus Belediyesi de üzerine düşeni yapacaktır. Tufan “Biz bu tür  yaşlı bakım evlerini hayata geçirip gönüllülük esasında belediyeye devredebiliriz. Bunun içinde hiçbir maddi beklenti içinde değiliz” diyerek  nasıl bir gönüllü ve sağlık emekçisi olduğunu ortaya koymuştu..
Unutmayalım ki,  kaymakamımızın dediği gibi Avrupada insanlar  Türk insanından konforlu yaşlanıyor. Onlar yaşlılığı rahat ve güzel geçirmek için önlem alıyor. Türkiye’de de toplumun bilinçlenmesi için bu tür konferansların artması gerek. 
Tarsus’ta düzenlenen  yaşlılık, bunama, Alzheimer, Parkinson konularında ve yaşlılara yapılması gereken hizmetlerin ele alındığı bu  gibi toplantıların sık sık yapılmasında yarar vardır.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183