Hiç düşündünüz mü?

Geçmiş yıllarda ki tüm olumlu güzelliklerin birer birer yok olduğunu.

TV yayınları ile başlayan " Dizi izleme hastalığı " ile kaybolan samimiyet ortamını ve kış mevsiminin apayrı bir güzelliği olan sohbet ve " Geleneksel Arabaşı çorbası " gecelerinin adeta unutulduğu günlere geldik.

Gerçekten özlüyoruz o günleri.

İnsan sağlığının stress ve " GDO' lu ürünlerden " uzak daha olumlu olan sürecinin yerine şimdi devası olmayan ve adeta mantar türevi gibi çoğalan " Kanser hastalığının " ve psikolojik rahatsızlıkların alıp yürüdüğü bir yaşam çizgisi ağır basıyor. Siyaset bile farklı düşüncelerde de olsa " Fikir tartışmaları " ile okumanın, öğrenmenin  yolundan geçerdi. Ne yazık ki " Okumayan ve sorgulamayan " bir toplum anlayışı ağır basıyor.

Şimdi ki siyaset anlayışı bile " Kör, inat ve futbol takımı taraftarlığı " gibi bir hâl aldı. Kişinin tuttuğu partinin genel başkanı hakkında bir bilgisi olmadığı gibi, seçim proğram ve vaadlerinin nerede kaldığı,ortaya atılan iddiaların gerçekliği nedir? gibi soruları araştırmadan körü körüne  didişmeden öteye gitmiyor...

Şu soruya cevap almak kolay mı, güç mü?

Siyaset bir hizmet aracı mı, yoksa saltanata giden yol mu? Halk  iradesi mi ağır basıyor, yoksa parti genel merkezleri mi adayları belirliyor...

Derken muhtarlık seçimleri de birden  bire çok kıymete bindi. Düne kadar mahalleye muhtar adayı bulunmazken şimdi 4 yıllık fakülte mezunları da bu yarışa katıldılar.

Geçmiş yıllarda belki herkesin kapısının önünde binek otomobili yoktu ama; Başta " İşsizlik, diploma enflasyonu, enflasyon, faiz sarmalı,adam kayırma " gibi toplumu sarsan sıkıntılarda yoktu.

Selâm alıp vermeyen, Bizans kültürünün devamı olan " Disco, bar ve cafelerin müdavimi " bir gençliğin de ebeveyn olarak oto kontrolden uzak bir halde çoğalmasını önleyememek de günümüz en büyük kusurları arasında yer alıyor.

Maalesef...

Her Türk gencinin " Atatürk' ün Gençliğe Hitabesini " mutlaka sindirerek okuyup, analiz etmesi gerekir.

Batı' lı toplumların ve materyalist felsefenin günümüzde insanları tahakküm altına aldığı yanlışlıklar nedeniyle buna ihtiyacımız var... Basit hesap ve yanlışların yer almadığı 21.asrın " Türk Dünyası " olması dileklerimle bir şiirimle veda ediyorum.
Esen kalınız.

***

TERKETTİ...

Eskiden ne güzel olurdu Yaz'lar,
Mehtap' ta ses veren sazlar terketti,
Hani? kanaviçe işleyen kızlar...
Canımla başlayan sözler terketti...
Ters düştük Güneş' e ters düştük Ay'a...
Kimisi satılır bir bardak Çay' a...
Erişilmez oldu artık Sıla' ya...
Ruhumda parlayan közler terketti...

***

Düşündün mü? memleketin halini,
Milli mesele de istikbâlini,
Sıkı tut! bırakma Türk benliğini,
Sorma! sonra beni kimler terketti...

H.ÜLKÜ KORKMAZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183