05 Aralık 2014 Cuma 13:05
17611 Okunma
Tarsus’un Neşeli Yüzü Suphi’yi kaybettik!
 Tarsus’un Neşeli Yüzü Suphi’yi kaybettik!
Bu söz o kadar doğru ki. En küçük kötü bir haberi dünya duyuyor.

Hele birde teknoloji çağında.. Tarsus’ta olanı, bir saniye sonra Ankara, İstanbul, Amerika, Almanya, Antartika duyuyor.

Ölüm denilen olay hepimizin başına gelecek elbet. Dün ona, bugün buna, yarın sana ya da bana.. Nasıl ki insanoğlunun doğumu, büyümesi, yaşaması normal karşılanıyorsa, ölümü de normal ve hayatın bir gerçeği olarak kabul etmek gerekiyor. Ancak, bazı insanların çok genç yaşta ve en verimli çağında apansız olarak aramızdan ayrılması kabul edilmesi zor bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Bir insanın sevdiklerinin arasından genç ve erken yaşta ayrılması her ne kadar kabul edilmese de ölüm denen gerçek başımıza geldiği zaman istesek de istemesek de kabul etmek zorunda kalıyoruz. Yani Azrail geldiği zaman “Yok ben gelmiyorum, başka zaman gel” deme şansımız bulunmuyor.

İşte bu kez ölüm şerbetini içen çok sevilen bir kardeşimiz.. Tarsus halkının yakından tanıdığı, sevdiği sempatik bir kişiydi Suphi.. O öyle saf bir insandı ki.. Kimisine göre gariban.. Kimisine göre çok zengin.. Kimisine göre deli.. kimisine göre akıllı.. Ama o sevdiği insanları unutmaz, sever ve sayardı.. Hatta “İsa Aydın nasıl biriydi” diye sorduğumuzda hüzünlenir ve “İsa abim öldü, Allah rahmet eylesin” derdi. Suphi işte böylesine akıllı ve sevdiklerini unutmayan biriydi. Sağlık problemlerinden dolayı birkaç ameliyat olmuştu. En son geçen ay ameliyat olduğundan sonra gördüğümüzde çok zayıflamış ve bacakları ile kolları serum ve iğnelerden mosmor olmuştu. Bastonuna tutunarak gezerken bile sık sık bize ve çevredeki esnaflara uğrar, hayırlı işler dilerdi. Geçen ay eş dost ziyareti yaparken “Gel seninle bir hatıra fotoğrafı çektirelim” dediğimde bu onunla son görüşmemiz olmuş da haberimiz yokmuş. Bir daha görüşemedik.

Ve dün takvimler 4 Aralık 2014’ü gösterirken sabah ölüm haberini aldık. İnanmadım, birkaç kişiye sordum, onu seven kimse Suphi’nin (Sabahattin Ergüzeloğlu’nun) öldüğüne inanmadı. Ama araştırmalarımız ve telefonla sorgulamalarımızdan sonra acı gerçek ortaya çıktı. Evet Tarsus’un neşeli yüzü Suphi ölmüştü. Onu şehir mezarlığında son yolculuğuna uğurladık. Daha dün gibi 14 Kasım’da da Fethi amcamızı uğurlamıştık, şehir mezarlığında.. Ölüm gerçek; hepsi yalan dedikleri bu olsa gerek.. Tüm sevdiklerimiz bir bir gidiyor..
Sıra bize geliyor..

Son Güncelleme: 05.12.2014 13:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zahit karagündüz 2014-12-12 19:26:17

ölmek yok olmak değil.öldükten sonra bile hatırlanıp anılmasıdır.hatta aradan geçen zaman bu bağı yok etmez aksine güçlendirir. gülen yüzleri̇ni̇z eksi̇k olmasin ve solmasin.saygılarımla.

Avatar
bülent 2014-12-05 13:20:01

allah günahlarını affeylesin nur içinde yatsın.

banner241

banner183