Türk siyasi hayatına bakıyoruz.. Gençlerden çok yaşlı siyasetçiler mecliste.. Partilerin Merkez Karar ve Yönetim kurullarında.. İl yönetiminde, ilçe yönetiminde..
Velhasılı bakıyoruz, Türk siyasetine damga vurmuş tüm partilerde durum hemen hemen aynı.. Adamlar koltuğu bir kaptılar mı  bir daha kimseye kaptırmak istemiyorlar..

Yerlerini gençlere yada kadınlara da bırakmak istemiyorlar. “İlla ben, her zaman ben” zihniyeti ile siyasete devam ediyorlar.. Yaşını hatırlattığınızda ise “Daha yapacağım hizmetler bitmedi.  Üstelik siyasetçinin yaşı olmaz. 20 yaşında da olsanız, 70 yaşında da olsanız, bilgi ve beceriniz varsa siyasete devam edebilirsiniz” demekteler.

Ama liderler kürsüye çıktıklarında mangalda kül bırakmazlar ve “Kadınlarımız bizim baştacımız.. Onlar bizim analarımız, bacılarımızdır. Elbette onlara yer veririz” derler.
Gençler içinde “Siyasete girmekten korkmayın, ülke yönetiminde sizler de söz sahibi olmak için bize katılın, siyaset yapın” derler.
Tabi her derler.. derler.. Ama icraata gelince kadınlara ve gençlere sıra vermezler..

Bugüne kadar Türkiye siyaset tarihinde bazı kadın parti liderleri olmuştur. Ama sadece  DYP genel başkanı Tansu Çiller başbakan olabilmiştir. Bu da Türkiye tarihinde bir ilktir. Kimilerine göre başarılı, kimilerine göre başarısız olan Tansu Çiller’in başbakanlıktaki  ömrü kısa olmuş, hükümetten düşünce ve eski lideri Süleyman Demirel ile yıldızı barışmayınca partisi dağılmış. Sonraki süreçte DYP ile Anavatan Partisi birleşmiş, iki partinin lideri de siyasi mefta olmuştur. Sonraki dönemlerde bakıyoruz, yine kadın milletvekillerinin sayısı çok az. Yine gençlerin sayısı da yeterli değildir. Ben şu an mevcut partilerden iktidardaki Ak Partinin tüzüğüne koyduğu “Üç dönem seçilen bir milletvekili bir dönem ara vermeden bir daha aday olamaz” maddesini doğru ve yerinde buluyorum.
Bu maddeyi şu ana kadar uygulayan ve bu dönem 20’ye yakın köklü, yaşlı kurt siyasetçisini milletvekili adayı göstermeyeceğini açıklayan Ak Parti, bu  uygulaması ile bir nebze olsun gençlerin önünü açmaktadır. 
Bu yeterli midir?
Elbette yeterli değildir. 
Bunu diğer partilerinde uygulaması gerekir.

Bir siyasetçi TBMM’yi babasının malı sanmamalıdır. Siyasi partiyi de yine babasının çiftliği gibi görmemelidir.
Mensubu bulunduğu partide yeni nesil gençlerin siyaset yapmasını, kadınların aktif olarak siyasetin içinde olmalarını temin etmek için yol açmalıdır.
Bu hususta yazar arkadaşım Mehmet Yaşot’un sık sık kullandığı bir sözü vardır.
“Ya yol  bul / Ya yol aç.. / Ya da yoldan çekil” diyerek eski ve yaşı ilerlemiş siyasetçilere çekilin çağrısı yapmaktadır.
Ben bugüne kadar yaşlı kurt olup siyasetten kendi isteği ile çekilen bir lider tanıdım..
O da bir zamanların SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) lideri Prof. Dr. Erdal İnönü’dür.. İnönü, babadan gelme bir siyasetçi, bir bilim adamıdır. Çok mütevazi ve mağrur bir insan olup siyasette başbakan yardımcılığı bile yapmış olmasına ve partisinin iktidara yakın olup başbakanlık yolu bile kendisine açıkkenTürk siyasi hayatından kendi isteği ile çekilmiştir.

İşte ben böyle siyasetçilere gıpta eder, teşekkürlerimi sunarım.

Diğer yanda diğer siyasi partilerin lirderlerine bakıyoruz, Süleyman Demirel dışındakiler öllünceye kadar liderlik koltuğunda oturmuş siyaset yapmışlardı.
Öyle ki, şu an eskilerden yaşayan en yaşlı liderlerden Süleyman Demirel bile  Cumhurbaşkanlığı  gibi en yüksek mertebedeki koltukta oturmasına rağmen, emekli olduktan sonra yeniden siyasete dönmeyi düşünmüş. Gelen tekliflere ilk etapta yok diyememiştir.
Bereket versin sonraki yıllarda sadece bir bilen olarak kalmış ve halen yaşamını Türk siyasetinin bir bileni olarak sürdürmektedir.
Yine 2015 yılının  Nisan ayında görev süresi dolan kurt siyasetçilerden Abdullah Gül’e bakıyoruz. 11. Cumhurbaşkanı olarak Türk  Tarihine adını yazdıran Abdullah Gül, görev süresi bitip inzivaya çekildikten sonra bugünlerde kendisine milletvekili adayı olması için teklif götürülüyor.
Bereket versin dünkü gazetelerde yaptığı açıklamadan öğrendik ki “Milletvekili adayı olmayı düşünmüyorum” diyerek bana göre erdemlilik  göstermiştir.
Burada diğer siyasetçilere ve parti liderlerine sözüm var.. 

“Yahu gençlerin ve kadınların önünü açacağınız yerde habire eski siyasetçilere  sarılmanız ne kadar doğru?”

Yapmayın Allah aşkına Türkiye’nin geleceği gençlerde olduğuna göre bari 7 Haziran seçimlerinde adaylarınızı tesbit ederken bir nevi onların önünü açın. Gençlere ve kadınlara şans tanıyın..  İnanın pişman olmayacaksınız...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183