27 Ocak 2015 Salı 15:31
32890 Okunma
Fatih Düzenli “Asıl engelliler, karşılarına çıkan engeli geçemeyenlerdir“
Düzenli yaptığı açıklamada “Asıl engelliler, karşılarına çıkan engeli geçemeyenlerdir. ”Bir gün yolda yürürken sevimli küçücük bir çocuk gördüm. Annesinin elinden kurtulup parktaki barikatların üstünden çıkmaya çalışıyordu ama bir türlü beceremiyordu. Düştü kalktı, düştü kalktı. Bir anda gözlerim etrafımdaki başka insanlara takıldı. Hamile bir kadın elinde poşetlerle kan ter içinde minibüse binmeye çalışıyordu. Minibüsün içindeki bir yolcu elinden tutup ona yardım etti. O an düşündüm. Hayatımızda bazen küçük, bazen büyük ne kadar çok engel vardı.

Küçük bir çocuğun annesinin elini bıraktığı anda özgürlüğüne kavuşurken, bir o kadar da kendine yetememesi gibi. Hamile bir kadının da günlük işlerinde yardıma muhtaç olduğu gibi.


Engeller kimisi için yürümek, kimisi için görmek, kimisi için yaşamaya çalışmak. Hepimizin yapamadığı veya yapmakta zorlandığı beceriler var. Buradan da anlaşılacağı gibi engel kelimesini tanımlamak çok kolay değil. Bütün sorun engelli insanlarımızın toplumla bütün olamaması yani onları “öteki”leştirmek.

Aslında yaşadığımız her ne olursa olsun ister aşk hayatı, ister iş hayatımız ya da günlük işlerimiz içinde sürekli engellerle karşılaşıyoruz. Aşık olup kavuşamayan iki insanın karşılarına çıkan engellerle savaşıp aşkını yaşamaya çalışması. İş hayatımızda sürekli önümüze set çeken patronlar ya da iş arkadaşlarımızın başarılı olmamamız için bize attığı kazıklar da bir engel değil midir? Bir basamak fazla çıkmak için hep engellerle boğuşmak zorunda kalmıyor muyuz? Bu da beni engel kelimesinin üzerinde düşünmeye itiyor.

Hamile bir kadının, yaşlı birinin, küçük bir çocuğun, ameliyat geçirip günlük işlerinde zorlanan bir insanın, her birinin kısıtlı yaşamları yok mu? Tabi beynimizde oluşturduğumuz engelleri de buna katacak olursak. Beynimizdeki engeller bedenimizdeki engellerden daha büyük eksikliktir. Kısıtlı bir hayatı sadece engelli insanlara mal etmek ve onları toplumun dışında görmek “öteki”leştirmek ne kadar yanlış buradan anlayabiliyoruz.

Bir gün engelli bir arkadaşımla konuşurken bana şunları söylemişti; “ Bizi yapamadıklarımızla değil, yapabildiklerimizle görün. Engelli demek hiç birşey yapamamak değildir.” Aslında önemli olan engel tanımına nerden baktığımızın önemi. Tanıdığım bir çok engelli arkadaşımda şunu gördüm; azim, üretkenlik ve kendileriyle barışık olmak. 
Öyleyse ben de yazıma şu sözle noktayı koymak istiyorum:

“Asıl engelliler, karşılarına çıkan engeli geçemeyenlerdir.”

Fatih Düzenli AK Parti Tarsus E.K.M Başkanı

Son Güncelleme: 27.01.2015 15:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183