16 Mart 2012 Cuma 14:28
485 Okunma
Hasta Doktordan Doktor Hastadan Şikayetçi


12 yıl önce evlenen ve 12 yıldır çocukları olmayan çiftin 20 Şubat'ta Antalya Anadolu Hastanesinde Samet ismini verdikleri bir erkek çocukları dünyaya geldi. Hastaneden 29 Şubat'ta taburcu olan aileye doktorlar Samet'in 32 haftalık olarak erken doğumu nedeniyle sıksık kontrole gitmesi gerektiğini bildirdi. 5 Mart'ta da aile oturdukları Kemaliye köyüne yakın olması nedeniyle Ortaca Özel Yücelen Hastanesine kontrole gitti.

Anne Rahime Alkaya, Özel Yücelen Hastanesine kontrol için gittiklerini belirterek, "Doktor bebeği sedyeye yatırdı, hiçbir kan tahlili, ölçüm yapmadan, 'Bu bebekte 15 derece sarılık var acil yatması gerekiyor' dedi. Eşim yatsın istedi ama annelik iç güdüsü herhalde yatırmak istemedim, eşimle bile tartıştım. Ama sonuç itibariyle yattı, 408 nolu odaya bebeğin yatışını verdiler. Eşim ondan sonra Dalyan'a aile hekimliğine dosyaları götürmeye gitti, ben bebeğin yanında kaldım" dedi.

İki hemşirenin bebeğin ellerinde, kollarında ve ayaklarında damar yolu açmak için iğne ile delik deşik ettiğini söyleyen Rahime Alkaya, şöyle konuştu: "3- 4 denemeden sonra sağ elinin üstünde bir yerde damar yolu buldular. Bu sırada 3. hemşireyi de çağırdılar. Kelebeği taktılar, şırınga ile kan alacaklardı, takmaları ile beraber bebeğin damarı patladı, damarın patlaması ile şırınga duvara yapıştı, kan hemşirenin suratına geldi. Aradan 1 dakika geçmedi, bebeğin elleri ayakları morarmaya başladı. Hemşireye

bebeğin elleri ayakları morarıyor dedim, hemşire benle kafa bulur gibi, bir o eline, bir bu eline baktı, telaş yapmayın morluk yok, geldiğinde de böyleydi dedi." Hemşireye geldiklerinde morluk olmadığını söylediğini belirten Rahima Alkaya, şunları söyledi: "Damarı patladı ondan sonra ellerinde ayaklarında morluk başladı dedim. Ondan sonra kendileri de olayın ciddiyetini anladılar, birbirlerine bebeğin vücut ısısı düşmeye başladı dediler. Ben bu sefer telaşlandım, beni odadan dışarı çıkartmaya çalıştılar.

Dedim ki, ben sesimi çıkartmayacağım, beni bebeğimin yanında ayırmayın, çıkmayacağım. Güvenlik geldi, dışarıdan hemşireler geldi, beni kolumdan tuttular dışarı çıkarttılar."

Odada bir telaş başladığını ve hemşirelerin koşturmaya başladığını söyleyen Rahime Alkaya, şu ifadeleri kullandı: "Yarım saat sonra kapı açıldı, bebeğin yanına girdim, bebeği kuvöze koymuşlar elinde bir serum takılı. Doktor bana bebek uyuyor, uyuduğu zaman nefes alıp vermeyi unutuyor dedi. Bu bebek oraya geldiğinde böyle bir problem yoktu, hiç bir sorun yoktu, bana sarılık var diye yatış yaptılar, yarım saat içinde o odada ne olduysa oldu, bebek uyuduğunda nefes alıp vermeyi unutuyor, solunum problemi

var, acilen, doğduğu Antalya Anadolu Hastanesine sevk etmemiz lazım, karayolu ile giderse yolda kalır dediler."

Eşi geldiğinde durumu anlattıklarını belirten Rahime Alkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eşim doğumu yaptıran Gül hanıma durumu anlattı, Gül hanım beni aradı ve hava ambulansı ayarladıklarını, hava ambulansı ile bebeği göndereceklerini söyledi. Bekleme sırasında bebeğin başındayım, bebeğin kalbi gidiyor, nefesi kesiliyor, bebeğin göbeğini, ayağını oynayarak çocuğu sıçratıyorlar, bu şekilde yaşatıyorlar, nefes aldırıyorlar. Doktor o ana kadar başından hiç ayrılmadı zaten. Daha sonra hava ambulansı

ayarlandı, oraya gitti"



PARA İLE BEBEK SATIN ALMAK İSTİYORLAR

Baba Mehmet Alkaya da Antalya'ya vardıklarında yapılan tahlillerde bebekte hiçbirşey çıkmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Oraya vardığımızda doktorlarla özel görüştüm, herhangi birşey varsa bana söyleyebilirsiniz dedim. Doktorlar gereken tüm tahlilleri yaptıklarını, hiç böyle birşeyin olmadığını söylediler. Hiçbir tahlil yapılmadan nasıl yüzüne bakıp sarılık var dediklerine onlarda şaşırdılar"

Hastane hakkında şikayetçi olduğunu söyleyen Mehmet Alkaya, "Sağlık Bakanlığına şikayetimi bildirdim, Cumhurbaşkanlığı'na da faks çektim, Yücelen'den şikayetçiyim" dedi.

Olayın ardından Özel Yücelen Hastanesinin sahibi Hami Güvenç ile görüşmek istediğini söyleyen Mehmet Alkaya, sözlerine şöyle devam etti. "Muğla Yücelen Hastanesini aradım, hastane sahibi Hamdi Bey'le görüşmek istedim, konuyu sordular anlattım. Hamdi Beyin orada olmadığını bana dönüş yapacaklarını söylediler. Yarım saat sonra müdür aradı, Hamdi Beyin toplantıda olduğunu belirterek, 'Size selamı var, bütün masrafları karşılayacağını söyledi' dedi, bende onlara satılık bebek olmadığını söyledim ve

kendisinde varsa ne kadar diyorsa ben alırım dedim. Para ile bebek satın almak istiyorlar, ben davacıyım, şikayetçiyim"

Bebeğin durumunun kritik olduğunu söyleyen Mehmet Alkaya, şunları söyledi: "Eşimde ilk kez öğrenecek. Bugün sabah Antalya'dan doktorumuz aradı. Bebeğin durumunun kritik olduğunu, herşeye hazırlıklı olmamız gerektiğini söyledi. Gece bir ara hayati fonksiyonlarını yitirmiş geri getirmişler şu an hâla kritikmiş"



BEBEK GELMESEYDİ ÖLÜRDÜ

Ailenin suçlamalarına maruz kalan Özel Yücelen Hastanesi Çocuk Doktoru Metin Ertürk ise ailenin 5 Mart tarihinden önce Ortaca Devlet Hastanesine gittiğini, hastanenin sevk etmesi üzerine kendilerini ailenin arayarak bebeği getirmek istediklerini belirterek, "Aile geldi, bebeği kontrol ettik, sarılık belirtisi var. Test yapacağımızı söyledik. Damar yolu açıp durumunu takip ettik. Durumu kritik olduğu için de Antalya Anadolu Hastanesini aradık ve sevk ettik" dedi.

Ailenin çocuğu ilk getirdiğinde durumunun iyi olduğunu söylediğini ancak daha sonra öğrendiklerine göre çocukta 1 gündür problem olduğunu, anneyi emmediğini söyleyen Dr.Metin Ertürk, şöyle konuştu: "Hastanın Devlet Hastanesinde yatması gerektiğini söylemibr, uyuduğu zaman nefes alıp vermeyi unutuyor dedi. Bu bebekşler ama aile kabul etmemiş. Hasta bizim hastamız değil, olayla hiçbir alakamız yok. Biz sadece burada transport görevi gördük. Hastanın buraya gelişi ile gidişi arasında yaklaşık 3- 3,5

saatlik bir süre vardı. Zaten bu süreyi de dışarıda geçirse ya da karayolu ile gitmeye kalksa yaşamını yitirecekti. Durumu çok kritikti. Hastayaı burada müdahalede bulunduk, gözetim altında tuttuk ve kısa sürede organize ederek hava ambulansı ile taburcu olmasını sağladık. Bu kadar organize bir şekilde, bu kadar kısa sürede hastayı taburcu etmişken ve yaşamasını sağlamışken ailenin bu yaptığı şikayeti anlamıyorum. Kendileri hakkında yasal haklarımı arayacağım"

Hastanın damarının patladığını da kabul etmeyen Uzm.Dr.Metin Ertürk, "Bebek zaten prematür, yani erken doğum. O kadar bebekten ailenin dediği gibi nasıl bir kan fışkırabilir" dedi.

(MS-HO-Y)



16.03.2012 14:15:21 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 16.03.2012 14:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183