23 Temmuz 2014 Çarşamba 12:43
31393 Okunma
Okan Çalışkan, “Sansür Kılık Değiştirerek Varlığını Sürdürmektedir

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Temsilcisi ve Tarsus Medya Mensupları Başkanı Okan Çalışkan, gazeteciler hakkında 10 bine yakın soruşturmanın yürütüldüğü, sansür ve oto sansürün egemen olduğu bir ortamda basın özgürlüğünden ve bayramdan söz edilemeyeceğini belirterek, “Bu ülkede sansür hiçbir dönem kaldırılmamış her dönem kılık değiştirerek varlığını korumuştur” dedi.

24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Sansüre Direnişin 106. Yılında bir açıklama yapan Çalışkan, yeni anayasada özgürlükleri genişletme vaadinde bulunan iktidarın, 'basın özgürlüğü sınırlansın' önerisinde bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

—TEHLİKELİ BİR GİRİŞİM

“Bu öneri basın özgürlüğüne değil darbe, Basın Özgürlüğü’nün tamamen ortadan kaldırılmasını getirir. Çünkü hem milli güvenliğin korunması hem de kamu düzeni ve genel ahlakın korunması gibi herkese, her dünya düşüncesine göre değişen bir kavramda sınırlama getirildiği zaman; bu düzenlemeler basın ve ifade özgürlüğü açısından  ağır ve onarılamaz sonuçlara yol açacaktır. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında basın özgürlüğüne yönelik uygulamaların çok ciddi bir şekilde tartışıldığı ve eleştirildiği bir dönemde böylesine bir düzenleme ülkemize büyük zarar verecektir. Gazeteciler olarak basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması noktasında verdiğimiz mücadele ve direnişe karşın bütün önerilerimize kulak tıkanıp böylesine bir girişimde bulunulmasını anlamsız ve tehlikeli buluyoruz.”

—ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI

Türkiye’nin ekonomik açıdan büyük ülkeler arasında 17. sırada yer aldığına, ancak basın özgürlüğü ve yaşam kalitesi açısından oldukça geride bulunduğuna işaret eden Sertel, Türkiye’nin basın özgürlüğü açısından hiç de hak etmediği şekliyle 148. sırada olduğunu kaydetti. Basın ve ifade özgürlüğü noktasında Türkiye’yi dünya ligine çıkaracak yasalara ihtiyaç olduğunu dile getiren TGF Temsilcisi ve MEDYAD Başkanı Okan Çalışkan, sözlerini şöyle noktaladı:

Büyük medya kuruluşları hükümetin tepkisini, Anadolu medyası ise yerel iktidarın tepkisini çekmemek adına önemli toplumsal olaylara “kör, sağır, dilsiz” kaldılar ve kalmaya devam ediyorlar.
Yine ayrıca, tepkisini gösteren gazetecileri de ya işten attılar ya da zorunlu izne çıkardılar. Bu iktidar döneminde işlerinden edilen, cezaevinde çürütülen, işsizliğe mahkum edilen gazetecilerin sayısı o kadar büyük bir hızla artıyor ki biz dahi takip edemiyoruz. İşten çıkarılan, cezaevine gönderilen gazeteci arkadaşlarımızın yalnızca kendileri değil aileleri, çocukları da cezalandırılıyor.”

“Hangi düşünceden olursa olsun hiç kimse düşüncelerinden, yazdıklarından, söylediklerinden ötürü yargılanmamalıdır. Eğer özgürlük varsa, demokrasi varsa insanlar özgürce düşünebilmeli, özgürce konuşabilmeli. Sizin gibi düşünmeyeni cezalandırma, yıldırma, yıpratma ne demokrasi anlayışıyla ne de basın özgürlüğüyle bağdaşır.

Basında sansürün kaldırılışının simgesi olan 24 Temmuz Gazeteciler Günü'nde tüm gazetecilerin adil ve özgür yargılanması talebini bir kez daha yineliyoruz. Basın özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, düşüncenin suç olmaktan çıkarılmasını, gazetecilerin elinden alınan sosyal ve ekonomik hakların geri verilerek ekonomik anlamda refaha kavuşmasını bekliyoruz.”

Son Güncelleme: 27.07.2014 13:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183