27 Nisan 2012 Cuma 20:44
1782 Okunma
Polonya Büyükelçisi Özcan, Konya'da Konferansa Katıldı


Polonya Büyükelçisi Yusuf Ziya Özcan, Konya Ticaret Odası'nda Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi'nin ortak düzenlediği "Şehir Konferansları" programına konuk oldu. Konferansın başında bir kişinin protestosuna maruz kalan Özcan, üniversitelerin tarihinde protestoların ve öğrenci hareketlerinin her zaman olduğunu kaydetti. Polonya Büyükelçiliği görevinin henüz resmen başlamadığını ifade eden Özcan, Mayıs ayının sonuna doğru Türkiye'den

ayrılacağını belirtti. Şehir temelli çalışmaların yanında bölgesel çalışmaların da önemli bir yer tuttuğunu belirten Özcan, Konya'nın diğer iller arasındaki önemine işaret etti. Özcan, "Konya, 4 üniversitesiyle Türkiye'de 4. sırayı Kayseri ile birlikte paylaşıyor. Bu dört üniversite ile Konya çok önemli bir yer işgal ediyor. Türkiye'nin şehircilik konusunda en iyileri diye bir sıralama olsaydı, Konya yine önemli bir yere kondurulurdu. Ama bu haliyle de çok iyi bir yerlerde görünüyor" dedi.



"HİÇBİR DÖNEM ŞEHİR VE ÜNİVERSİTE UYUMLU OLAMADI"

"Şehir-Üniversite" konusunun çok tartışılan ve arasında hiçbir zaman uyumun olmadığı ilginç mesele olduğuna değinen Özcan, "Üniversite-şehir ilişkisinin çoğu zaman uyumlu olduğu zannedilir ama hiç de öyle değildir. Bu çok kolay bir ilişki değil çünkü. İlk yüksek öğretim okulu olarak Platon'un milattan önce 187 yılında kurduğu bir akademidir. Atina'nın duvarları dışında kurulmuş bir okul bu. Burada öğrenciler ve hocalar birleşip derslerini yaparlardı. Ama şehirden yine uzak olurdu. 9. Asır'a kadar var

olduktan sonra bu üniversite, İmparator Justine tarafından kapatılıyor. 15. yüzyılda da aynı türden okulları görüyorsunuz. Önce İtalya'da başlıyor ve daha sonra Avrupa'nın diğer ülkelerine yayılıyor. Üniversitelerin bir diğer özelliği de kampus gibi alanlarının olmayışıdır. Bu çok sonraları akıl edilmiştir. Geçmiş dönemdeki üniversitelerde mastır denilen hocalar talebelerini alarak belirli yerlerde eğitim faaliyetlerine devam ediyordu" diye konuştu.



AVRUPA ÜNİVERSİTELERİNDE HAREMLİK SELAMLIK UYGULANIYORDU

12. Yüzyıllarda üniversitelerin haremlik selamlık uygulamasıyla faaliyet gösterdiğini ve en iyi örneğinin bugün de olduğu gibi İrlanda olduğunu belirten Özcan, konuşmalarına şöyle devam etti:

"12. yüzyıldan sonra açılan üniversitelerde kilisenin etkisinin olduğunu görüyoruz. Bu dönemde haremlik selamlık uygulaması var. Kız ve erkekler ayrı ayrı sınıflarda okuyorlar. Çok sonraki yıllarda karma okullar oluşturuluyor. Bunu Türkiye'de söylediğinizde gericilik suçlamaları yapılır. Eğer bu şekilde düşünen varsa bunu İrlanda'da araştırmalarını öneriyorum. Bu dönem iyi bir şekilde incelendiğinde kiliselerin başka otoritelere karşı bağımsız hale geldiğini de görebilirsiniz."



"TÜRKİYE'DE BAĞIMSIZ ÜNİVERSİTE YOK"

Üniversitelerdeki bağımsızlık konusunun yine bu dönemlerde başladığına dikkat çeken Özcan, "Paraların devlet tarafından verildiği düşünüldüğünde Türkiye'de bağımsızlıktan çok da söz edilemiyor. Ne orta çağda ne de onun öncesinde şehirler ve üniversiteler arasında uyumun olmadığı yine burada kendisini gösteriyor. Üniversitelerin şehri, şehrin de üniversiteleri etkilediği bir realitedir fakat asla uyumdan söz edilemiyor. En basitinden örnek verilirse bugün üniversite öğrencilerine verilen ayrıcalık birçok

vatandaş tarafından eleştirilebiliyor" ifadelerini kullandı.

(AH-FM-YHY-Y)



27.04.2012 20:42:00 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 27.04.2012 20:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183