11 Nisan 2012 Çarşamba 15:33
557 Okunma
İzmir’in Gündemindeki Davada Geri Sayım Başladı


DEVLET OPERA VE BALE ESKİ MÜDÜRÜ KENAN GÖKKAYA'NIN EŞİ İDDİALARI REDDETTİ

İzmir Devlet Opera ve Bale eski Müdürü Kenan Gökkaya'nın eşi Asuman Gökkaya da sahte evrak düzenlendiği iddialarını reddederek "Balkan Halk Dansları Festivali'nde yapılacak alan, kimlerin geleceği ve yer düzeni ile uğraşırım. İhale ve süreç benim dışımdadır. Ben ihaleyi alan firma ile görüşmeler yaparım. Çünkü, organizasyonu ayarlamamız gerekiyor. Kesinlikle bundan önce hiçbir şirkete ihale bilgisini aktarmadım. Zaten ihaleye girme yetkim yok. Türk Sanat Müziği yerine üç fasıl düzenlenmesi konusunda da bir fikrim yok. Amirlerimin bana verdiği görevleri yerine getiririm. Burada bir sorumluluğum yok. Örgüt üyeliği suçlamasını reddediyorum" dedi.

Hakimin "Sedat Karataş ile Hakan Say arasındaki telefon konuşmasında sizin isminiz geçiyor. Bu görüşme de ihaleden önce. Siz bu isimleri tanıyor musunuz?" sorusuna, Gökkaya, şöyle karşılık verdi: "İki isim belediyeden ihaleler alır. İhalelerden sonra belediyeye gelir işlemleri yapar. Ama 6. Balkan Halk Dansları Festivali öncesinde kesinlikle ihale ile ilgili konuşmadım"

Daha sonra hakim karşısına Tülay Tümay çıktı. Kültür Sanat Müdürlüğü çalışanı Tülay Tümay ise şunları söyledi: "Amirlerim benden Balkan festivali ile ilgili teknik şartname hazırlamamı istedi. Ben de hazırlayıp bunu Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'na gönderdim. Sedat Sakur beni arayıp teknik şartname ile ilgili bilgi istedi. Benim görevim teknik şartnameyi hazırlamaktır. Yaklaşık maliyetin belirlenmesi için bu şartname gereklidir. Bu da gizli bilgi değildir. Gizli bilgi olan şey yaklaşık maliyettir. Başka firmalar da arasaydı onlara bilgi verirdim."



DOST DA DÜŞMAN DA GÖRDÜM AMA ÖRGÜT GÖRMEDİM

Durak ihalesine fesat karıştırdığı gerekçesiyle yargılanan ESHOT Genel Müdürü Faruk Alçelik, mahkemeye bilirkişilerin hazırladığı rapor yüzünden geldiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "ESHOT'un 66 yıllık tarihinin 39 yılında görevdeydim. Durak ihalesini ESHOT encümeni yaptı. Benim burada hiçbir yetkim ve tasarrufum yok. Yedi aydan beri de kurumda genel müdür olarak görev yapıyorum. Bu zamana kadar birçok belediye başkanı ve genel müdür ile çalıştım. Dost gördüm düşman gördüm ama kesinlikle örgüt görmedim"

Hakimin, "Burada belirlenen değerler sizin belirlediğiniz değerin altında kalmış. Neden? Bilirkişi de bunu söylüyor" sorusu üzerine Alçelik, şunları söyledi: "Her iki rakamın ortalaması alınsaydı rakam daha da aşağıya düşecekti. Bizim piyasa araştırması yaptığımız sırada firmalardan birisi 700 bin euro diğeri de 3 milyon 150 euro verdi. Üç milyon teklif veren 'yatırım bedeli hariç' demişti. Biz kendi araştırmamızı da eklediğimizde üç rakamın 3 milyon 900 bin euroya çıktığını gördük. Muhammen bedel asgari fiyatı belirler. Firmalar tekliflerinde bu bedelin üzerine çıkar."

Hakim bunun üzerine Alçelik'e iddianamede "rakam yuvarlama" teriminin ne olduğunu sordu. Alçelik de şöyle karşılık verdi: "İhalede böyle bir şey yok. Firmaların zarfları açılır ve teklifleri alınır. Firmaların rakamları kapatılır ve artışa geçtiği söylenir. Verebileceği son rakama kadar çıkılır. Sonra bu rakam açıklanır. İdare encümenince karara bağlanır. Yuvarlamadan kastedilen budur. Teknik şartnamede hiçbir şekilde ihale aşamasında ve sonrasında da değişiklik yapılmadı"



HUKUK MÜŞAVİRİ FİGEN SEYİS:"POLİS BİLİRKİŞİ BENİM" DEDİ

Sabah yapılan bölümde savunma yapan ESHOT 1. Hukuk Müşaviri Figen Seyis ise şimdiye kadar yüzlerce ihaleye katıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu zamana kadar raportörlük görevlerim de oldu. Bu bir anlamda bilirkişilik görevidir. Her şeyden önce kamu avukatıyım. İçişleri Bakanlığı'nın uygun gördüğü meclis tarafından onaylanan bir yapımız var. Bu yapı Sayıştay ve müfettişler tarafından değerlendirilir. Kesinlikle çete üyesi değilim. İhaleye fesat karıştırma ile yargılanıyorum. Bizim görevimiz ESHOT lehinde ve aleyhinde açılan davalara bakmaktır. Ayrıca bizim, ihaleyi yapan komisyonda görevimiz vardır. Muhammen bedel kesinlikle gerçek ihale bedeli değildir. Bizim ihale komisyonundaki yaptığımız işler zaten önünüzdedir. Fesat karıştırma suçunun gerekleri oluşmamıştır. Bu ihale euro üzerinden yapılmıştır."

Ödemeler ve alımların Merkez Bankası'nın kayıtlarına göre, Türk Lirası üzerinden alındığını anlatan Seyis, şunları söyledi: "İdarenin zararı değil ihalede karı bulunmaktadır. Yabancı para Türk Lirası'ndan daha yukarıdadır. Reklam olayı uluslararası şirketler tarafından yapılır. Bilirkişilerin gözden kaçırdığı şeyler var. Bilirkişiler devlet ihale kanununa atıfta bulunuyor. O kanun yürürlükten kalktı. Bizim ihalemiz kiralama ve gelir getirici bir işlemdir. Durakların mobilyası (yeri değil) ihtiyaçtan kaynaklandığı için değiştirilmiştir. İstanbul'da İETT bu tür ihaleyi dolarla yaptı. Soruşturmanın başından bu yana işin içindeyim. Anlattım ama savcının kafasında bir kanaat oluştu. Ben polise o zaman 'biz meseleyi bilirkişiye anlatalım' dedim. O da 'bana anlatacaksınız avukat hanım burada bilirkişi benim. Siz bize söyleyeceksiniz biz anlatacağız' dedi. Biz kendimizi anlatacak işten anlayan ve meseleyi bilen kişileri bulamadık"

ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİLİM

Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı, Karşıyaka Belediye Başkan Yardımcısı ve ESHOT Encümen üyesi Hüseyin Çalışkan da hakim karşısına çıktı. Durak ihalesine fesat karıştırmakla yargılanan Çalışkan, ESHOT'un durak ihalesinin dövizle yapıldığı yönündeki eleştirilere de yine dövizle yapılan bir ihale ile karşılık verdi.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın da katıldığı Adnan Menderes Dış Hatlar Terminali Kiralama Sözleşmesi'nin de döviz üzerinden yapıldığını anlatan Çalışkan, o gün törene katılan Bakan Yıldırım ve firma temsilcilerinin elinde bulunan üzerinde "10 milyon euro" yazan çeki gösterdi. Çalışkan, "Gözaltına alındıktan 15 gün sonra bu ihale yapıldı. Bu tür ihaleler zaten euro üzerinden yapılır. Doğru yapmıştır. Sayfalar dolusu araştırma yapmadan yapılan bir konu yüzünden hepimiz buradayız. Sizin de zamanınızı aldık" dedi

Çalışkan, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerde yapılan seçimlerin ardından komisyonlar kurulduğunu anlatarak sözlerine şöyle devam etti: "Ben ESHOT'a gizli oylama ile seçildim. Zaten şimdi encümen üyesi değilim. Belediye meclisinin süre dışında aldığı kararlar olsa bile geçersizdir. İddianame bunun üzerine oluşturulduğu için hukuki değer taşımamaktadır. Dosya hazırlamakla ilgili encümen üyelerinin bir dahili olmaz. Bırakın ben Büyükşehir Belediyesi'nin yasa dışı örgütünü ben yasal örgütüne bile üye değilim. Sadece CHP'nin örgütüne üyeyim. Beni örgüt üyeliğinin yanında dışarıdan destek olmakla suçluyorlar. Buna İzmir'de siyaset yapan herkes güler."

(ANL-HO-Y)



11.04.2012 15:31:48 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 11.04.2012 15:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183