25 Nisan 2012 Çarşamba 10:55
442 Okunma
Çocuklardan Akıl Gücü Olarak Yararlanmak Modern Çağın Gereği


TC İstanbul Kültür Üniversitesi'nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Çocuk ve Hukuk Çalıştayı" İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde düzenlendi. Birçok hukukçunun katıldığı toplantıda, çocukların küçük yaşta çalıştırılması, hiçbir güvencesinin olmaması ve bu konudaki hukuki mevzuatlar masaya yatırıldı.

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahri Öztürk, "İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi olarak biz her yıl 23 Nisan haftasında çocuk konulu bir etkinlik düzenliyoruz. En güzel tarafı bunu yargıtayımızla yapıyoruz. Bir defa bu yıl hukuk ve çocuk derken, çalışan çocukları ele alalım dedik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğumuz konuların başında çocukların, özellikle 14 yaşına kadar, neden çalışmak yerine okula gitmesi gerektiğini burada vurgulamaya çalıştık. Eğer sağlıklı

bir toplum istiyorsak, bu çocukları sağlıklı bir şekilde yetiştirmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla çocuklardan iş gücü yerine akıl gücü olarak yararlanmamız, modern çağın bir gereğidir. Dolayısıyla o çocukları daha kendi kararlarını kendi verebilecek durumda olmayan çocukları, ezilen sınıf olarak yetiştirmek Türkiye'nin geleceğine uygun bir şey değildir" diye konuştu.

Prof. Öztürk, "Bu nedenle hükümetin de hakikaten haklı olarak desteklediği gibi bazı sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde de yapıldığı gibi, özellikle hiç değilse 15 yaşına kadar, aslında 18 yaşına kadar olsa daha iyi, çünkü çocuk deyince 18 yaşında olan insan anlaşılıyor. Ama hiç değilse 15 yaşına kadar çocukların çalışmak yerine, sanayide, ağır işlerde, halbuki çalışmasının yasağı olmasına rağmen çalıştırmak yerine, bu çocukların okutulmasında ve ileride topluma kazandırılmasında sayısız yararlar

var. Bu toplantı onu bir kez daha ortaya koydu. Ancak biz bırakın dünyanın her yerinde çocuk işçi var söylemlerini bir kenara bırakın. Biz kendimize bakalım. Biz acaba çocuklarımıza ne yapabiliriz. Çalıştırdığımız, ezdiğimiz kişi kim? Benim kendi çocuğum gibi düşünmediğin sürece ben ikiyüzlüyüm. O çocuk başkasının çocuğu olabilir. Ama ben karar merkezinde olan biriysem, onunla ilgili bu kararı verirken kendi çocuğum gibi mütaala etmiyorsam, o zaman bu işte iki yüzlülük vardır" dedi.

Bu ikiyüzlülüğü ahlaki bir sorun olarak ele almamız gerektiğini belirten Prof. Dr. Bahri Öztürk, "Mutlaka bertaraf etmemiz lazım. Yoksulluk gibi birçok nedenler de söyleniyor. Bu işin en başında moral faktörü gelir. Ahlaki değerler en önde gelir. Eğer sen o çocuğu korunması gereken bir varlık olarak göremeyecek kadar ahlaki çöküntü içerisindeysen benim sana yapacağım bir şey yoktur. Öncelikli olarak bu problemi çözmemiz lazım. Toplumun ahlaki değerlerini bir şekilde korumamız, yüceltmemiz lazım. Bu böyle

olmayınca siz çocuğu meta olarak da görürsünüz. Çalışması, gereken, üretmesi gereken biri olarak görürüsünüz. Halbuki onun küçücük bedeni ona müsait değildir. Bu memlekette doğmuş olmak ya da yaşıyor olmak asla kötü bir kader değildir. Burada yaşamak gerçekten insanı değerlere uygun ise o zaman bizden daha bahtiyarı yoktur. Siyasetçilere düşen görev de budur" diye konuştu.

Bazı sivil toplum kuruluşu örgütleri ve sanatçıların 23 Nisan dolayısıyla cezaevlerinde çocukları ziyaret etmesini eleştiren Prof. Dr. Bahri Öztürk, "Çocuk koruma kanununa baktığınız zaman suçlu çocuk demez. Suça sürüklenen çocuk derler. Gerçekten suça sürüklenmişse o zaman o çocuğu bir şekilde topluma kazandırmak gerekiyor. Çocuk koruma kanunu bunu emrediyor. Eğer çocuk koruma kanununa rağmen bir çocuk, yani 0-18 yaş grubu özellikle 15-18 yaş grubu bir çocuk ya da bir kişi bugün cezaevinde bulunuyorsa

bunun sebepleri vardır. O sebeplere bakmak lazım. İki üç sanatçının oraya gidip nümayiş yapması o çocuğun yararına değildir. Bu tür göstermelik davranışlardan ben bıktım. Bunların hepsi roldür. Gidin rolünüzü tiyatronuzda, sahnenizde yapın. Bana, topluma yapmayın. İki kişiyi ziyaret etmekle ancak kendi vicdanını rahatlatırsın. Hizmet etmezsin. Benim tavsiyem onu yapacağınıza, çocuklarımızın suça sürüklenmesine engel olacak ne varsa onu yapın. Onun sebeplerinin altına girin. Yakılan, araç gereçler

meydandadır. Onu görmezden geleceksin, onu engelleyecek bir şey önermeyeceksin. Bu iş şovla olmaz. Bu iş kararlı bir şekilde ahlaki değerleri önemseyerek, gerçekten sarılarak bir yere gelinebilir" şeklinde konuştu.

(ET-ÖK-Y)



25.04.2012 10:53:48 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 25.04.2012 10:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183