11 Nisan 2012 Çarşamba 13:06
378 Okunma
Bakan Bağış: “hırs Ve Çıkarların Liderleri Nasıl Zıvanadan Çıkardığını Suriye’de İzliyoruz”


Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda 50 ülkeden 200'ün üzerinde temsilcinin katılımıyla düzenlenen 15. Avrasya Ekonomi Zirvesi başladı. Zirveye TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil ve çok sayıda davetli katıldı.

Toplantıda konuşan Bakan Bağış, “Avrupa ile Asya’yı birleştiren Avrasya, Avrupa ile Asya’nın tam ortasında bulunan İstanbul’da insanlığa yepyeni barışı, refah ve umut köprüleri kurarken 15. Avrasya Ekonomisi de bundan önceki 14 zirve gibi bu köprülerin ayağını biraz daha güçlendirecek. 50 ülkeden 200’ün üzerinde katılımcıyla adeta küçük bir Birleşmiş Milletler manzarasının toplandığı bu zirve, inanıyorum ki Avrasya’nın zenginliklerini gerçek manada değerlendirebilmek için önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yıl bronz yılını kutlayan Avrasya Ekonomi Forumu bölgemiz için, dünya için altın fırsatlar yaratmaya devam edecektir” dedi.

Avrasya’nın Avrupa’dan bağımsız bir kavram ve coğrafya olmadığı gerçeğini özellikle vurgulamak istediğini ifade eden Bakan Bağış, “Ben bütün cesaretimi toplayarak şu anda burada sizlerin huzurunda bulunuyorum ve bir kez daha bu vesile ile Avrasya’nın Avrupa’dan bağımsız bir kavram ve coğrafya olmadığı gerçeğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bugün Türkiye’nin önemli bir ekonomik aktör olarak içinde bulunduğu Avrasya bölgesi, 25 milyon kilometrekare alanı kapsayan bir coğrafyada 310 milyondan fazla bir nüfusu barındırıyor. Zengin enerji kaynakları, 1,6 trilyon dolara yaklaşan toplam milli geliri ve 1 trilyon doların üzerindeki ticaret hacmi ile Avrasya, büyük bir ekonomik ve jeopolitik güç merkezini temsil ediyor. Bütün bu veriler de gösteriyor ki Avrasya coğrafyası, tarihte olduğu gibi bugün de stratejik önemini muhafaza etmektedir. Özellikle Arap Baharı sürecinde Avrasya’nın çok daha fazla öne çıktığını, öneminin arttığını müşahede ediyoruz” diye konuştu.

Egemen Bağış, Avrasya coğrafyasının her zaman güç mücadelelerin bir parçası olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye de bu kritik coğrafyada her zaman bir istikrar kaynağı olarak, en önemlisi de bu coğrafyanın ortak çıkarlarına hak ve adaletten yana vurgu yaparak öne çıkıyor. İster dünyanın satranç tahtası deyin, ister Heartland deyin. Ne derseniz deyin Avrasya coğrafyası her zaman güç mücadelelerinin bir parçası olmuştur değerli dostlar. Avrasyacılık gibi bir ideolojinin ortaya çıkması ve bir kutuplaşma aracı haline getirilmesi de esasen bu güç mücadelesinin bir yansıması olarak görülebilir. Hatırlarsanız bir zamanların diktatörleri ‘Avrasya’ya hükmeden, dünyaya hükmeder’ diyorlardı. Ama maalesef bugün de birçoğunun hala onların dediği gibi bu coğrafyaya hükmetmeye çalışan anlayışları sahiplendiğini, Avrasya coğrafyasının bir işbirliği değil de çatışma alanı olarak anıldığını üzülerek görüyoruz” dedi.

Dünyanın kalbi olarak anılan Avrasya coğrafyasına hükmetmeye çalışmanın dünyaya kalp krizi geçirtmekten başka bir sonuç doğurmayacağını belirten Bakan Bağış, “Avrasya coğrafyasına baktığında sadece enerji kaynaklarını, zengin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını görüp iştahları kabaranlar, bu coğrafyanın en önemli zenginliğinin dinamik insan potansiyeli olduğunu unutuyorlar. Avrasyacılık gibi Avrasya Birliği gibi kutuplaştırıcı ideolojik yaklaşımlar da bu coğrafyanın insanlığın refahına yapabileceği katkıların çıkar çatışmasına heba edilmesine sebep oluyor. Bu tür ideolojik ve ayrıştırıcı yaklaşımlar, açık söylüyorum, Avrasya coğrafyasına ve bu coğrafyanın insanlarına karşı büyük bir haksızlıktır. Bakınız değerli dostlar; bireysel hırs ve çıkarların liderleri nasıl zıvanadan çıkardığını, nasıl zalimleştirdiğini en yakında Suriye’de izliyoruz. Kendi koltuğunu sağlama almak için, şahsi ikbali peşinde koştuğu için bir liderin nasıl kendi halkına kurşun sıkacak kadar, masum sivilleri hedef alacak kadar akli melekelerini yitirdiğini görüyoruz. Bu zirveden de ben Suriye’deki vahşetin durdurulması noktasında burada bir araya gelen saygın misafirlerimizin hassasiyetlerini esirgemeyeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Bakan Bağış, Avrasya coğrafyasının hiçbir şahsi güç için kendi çıkarlarını ve hedeflerini kendi başına gerçekleştirebilecek imkana sahip olduğu bir coğrafya olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu coğrafyayı hegemonyası altına almak isteyenler, buradaki tablodan da beyhude bir çaba içinde olduklarını anlamalılar. O halde Avrasya coğrafyasını artık ‘kaybet-kaybet’ denkleminden çıkarıp, ‘kazan-kazan’ denkleminin merkezi haline getirmek için daha fazla vakit kaybedilmemelidir. Bunun için de Avrasya Birliği’ni kurumsal ve kutuplaştırıcı bir zeminden ziyade en önce zihinlerde gerçekleştirmeli ve böylece barış ve refah adına tarihi bir eşiği aşma iradesini gösterebilmeliyiz.”



“TÜRKİYE İÇİN AB ÜYELİĞİNİN HİÇBİR ŞEKİLDE ALTERNATİFİ VEYA YEDEĞİ YOKTUR”

Bakan Bağış, “AB’ye tam üyelik ilk başvuruyu yaptığımız 1959 yılından bu yana Türkiye için her zaman stratejik bir hedef ve devlet politikası olarak süregelmiştir ve öyle olmaya da devam edecektir. Bugün Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı haksızlıklara veya sürecin tıkanıklığına bakarak ülkemize farklı adresler gösterenler hem Türkiye’ye, hem de o gösterdikleri adreslere haksızlık ediyorlar” dedi.

Bağış, Türkiye’nin AB üyeliğinin bugün Avrasya birliği ile hedeflenen amaçları da yerine getirecek simgesel ve tarihi bir adım olacağına dikkat çekerek, “Eğer Avrasya Birliği’nden kasıt samimi olarak Avrupa ve Asya’nın zenginliklerini bir araya getirmek ve ortak işbirliği alanları oluşturmaksa Türkiye’nin AB üyeliği zaten bunu sağlamış olacak. Bir diğer önemli husus, Avrupa’nın Asya’yı, Asya’nın Avrupa’yı dışladığı, ötekileştirdiği her denklem Avrasya coğrafyasının da her şeyden önce kendine yabancılaşması sürecini beraberinde getirecektir. Bu tarihi yanılgıya dur demenin de tam vaktidir ve bu yanılgıyı da Türkiye’nin AB üyeliği düzeltmiş olacaktır” diye konuştu.

Türkiye’nin AB üyeliğinin Avrasya coğrafyasına etkilerini anlatmak bakımından istatistiklere de değinen Bakan Bağış, “Türkiye’nin 1986 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile dış ticaret hacmi 630 milyon dolar. 1996 yılına geldiğimizde bu rakam 5,6 milyar dolara çıkmış. Peki, 12 yıl sonraya gelelim. 2008 yılında bu 5,6 milyar dolar, nereye yükselmiş biliyor musunuz? Tam tamına 53,2 milyar dolar. Yani neredeyse 10 kat artış var. 2009’da tabii küresel krizin de etkisiyle bu rakam 35 milyar dolara düşmüş ama 2010’da yeniden artış eğilimine girerek 42,2 milyar dolara yükselmiş. Yani Türkiye’nin toplam dış ticaret hacminin yaklaşık yüzde 15’i. Tabii bölgeyle yatırım alanlarımızın başında müteahhitlik sektörü geliyor” dedi.

Sektörde bölgeye ait yatırımlarını da anlatan Bakan Bağış, şunları söyledi:

“Türkiye Müteahhitler Birliği verilerine göre 1972-2010 yılları arasındaki dönemde gerçekleştirilen yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin toplam tutarı 187,7 milyar dolardır. Bunun 85 milyar doları, yani yarısına yakını, Avrasya bölgesinde hayata geçirilmiştir. Bu veriler dahi Türkiye AB üyesi olduğunda Avrupa ve Asya’nın birbirine tam manasıyla kavuşmuş olacağını gösteriyor. Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olarak, ileri demokrasi kararlılığıyla son 9,5 yılda ortaya büyük bir reform iradesi koyan bir hükümet olarak AB standartlarını yakalama konusundaki ilerleyişimizi devam ettireceğiz. Sözlerime son verirken şunu da özellikle bu platformda belirtmek isterim ki, Türkiye yarım asırlık AB entegrasyon sürecindeki tecrübelerini Avrasya’nın Avrupa dışında kalan bölümüne de aktarmaya hazırdır. Avrasya coğrafyasının zenginliklerine ulaşmanın yolu bu bölgenin bir çatışma değil de işbirliği alanı haline getirilmesinden geçiyor ve Türkiye’nin AB üyelik süreci bu gerçeğe ışık tutuyor.”

(MH-ET-CC-Y)



11.04.2012 13:04:12 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 11.04.2012 13:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183