Türkiye genelinde infial uyandıran vahşi olayın yankıları artarak devam ediyor.
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın  vahşice katledilmesine tepkiler dinmek bilmiyor.
Bu tepkileri gösterenler genellikle böyle vahşet yapanlara karşı ülkemizde idam cezasının yeniden uygulanmasını istiyorlar.
Yıllar önce İdam cezasını kaldıran Türkiye Cumhuriyetinde en ağır suçu işleyenlere bile müebbet cezası veriliyor.
Yani suçu ne olursa olsun, ülkemizde İdam cezası verilse bile bu müebbete  veya belli bir yıla tekabül ettirilse de idam yok..
Dolayısıyla idam cezası olmadığı için bazı gözü dönmüş insanlar, vahşite cinayetler işleyebiliyor. İnsanları katledebiliyor, diğer elvan çeşit suçu işleyebiliyor.
Ancak şahsa karşı işlenen suçlarda idam cezası verilmesi yeniden gündeme geldi. Bu konunun gündeme getirilmesinde elbette 11 Şubat tarihinde kaybolan ve 13 Şubat’ta cesedi bulunan Özgecan  Aslan’ın vahşice katledilmesinin büyük rolü oldu.
Düne kadar İdam cezalarına karşı çıkan 7’den 70’e tüm Türk halkı Özgecan’ın vahşice öldürülmesi karşısında verilecek  en ağır cezanın idam cezası olduğunda hemfikir oldu. Hatta birçok internet sitelerindeki anketlerde  şahsa karşı böyle vahşice cinayet işleyenlere idam cezası verilmesine “EVET” dediler.
Çünkü böyle ağır cezaların olması ile ağır suç işleyenler en azından çekinecek, konuyu düşünecek ve bu cezalar caydırıcı olacaktır.
Hele hele Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesi  gibi  bir olayı gerçekleştirilenler ise bu  cezayı hakedeceğini bildiğinden idama karşı çıkanlar bile tersine konuşamayacaktır.

Çünkü bu son olay karşısında elbette İnsan hakları savunucularıda böyle durumlarda  gerektiğnide İdamın düşünülebileceğini ifade etmektedirler.
Çünkü katledilen, vahşice öldürülen kişide insandır ve onun yaşadığı o acı ve ıstıraplar idam cezasının yanında kat be kat daha kötüdür. Öyle ise bir başka insana yani şahsa acılar yaşatan, hatta canını alma cüretini gösterenin kanunen canının idam cezasıyla alınmasına kimse karşı çıkmamalıdır.
Ben konuda Tarsus sokaklarında, özellikle geçen hafta sonu Yarenlik alanında yapılan protesto eylemlerinde görüştüğüm kadın/erkek tüm insanlar  vahşice insan katledenlerin “İDAM EDİLMESİNİ” istediklerini söylediler ve  bu konuda siyasetçileri göreve davet  ettiler. 
Ülkemizde özellikle kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde artış olmasıyla bu İDAM konusunun yeniden mecliste ele alınıp değerlendirilmesi elzem olmuştur.
Bakıyorum araştırmalara..
Elimize çok üzücü vahim bir sonuç çıkıyor..
Geride bıraktığımız 2014 yılının ilk 11 ayında 270 kadın katledilmiştir. Öyle ki  çok değil,  geçen 2014 yılı Kasım ayında 15 kadın öldürülmüştür. 
Ne acıdırki, bizim bölgemizde de durum pek parlak değildir. Mersin’de ise son dönemde giderek artmaya başlayan kadın cinayetlerine baktığımızda 3 Kasım’da 2 yıl önce ayrıldığı eski eşi tarafından kurşunlanarak Hatice Uysal adlı kadın vahşice öldürülmüştür. Yine  10 Aralık’ta Yasemin Çetiner eski eşi tarafından boğazı kesilerek ve daha sonra 13 Ocak’ta  Nurcan Bıyıklı adlı kadın evinde boğazı kesilerek öldürülmüştü. 
Maalesef bu cinayetleri işleyenlerin tamamı erkeklerdir. Yine istatistiklere baktığımızda geçtiğimiz ocak ayında erkekler 26 kadını katletmiş. Kadınların  ise  cinayet işleme oranı  çok çok düşük.
Demek ki erkek milletiz vessalem demek yerine erkekler olarak işlenen bu cinayetlerdeki rolümüzü sorgulamalı ve kendimize çeki düşen vermeliyiz.
Bu dinen ve insanlık adına gereklidir..
Cumartesi günkü eylemde kadınların haykırdığı gibi “Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu cinayetlerin sorumlusu Kadınların kahkasından korkan, ”kadın erkek eşit değildir” diyen, kadın cinayetlerinin hızla artmasına sebep olan zihniyettir. 
Uzun lafın kısası..
Bu son olaydan sonra Türkiye Cumhuriyetinde Meclis idam konusunu yeniden gündemine almalı ve çok ağır suç işleyenlere İdam  cezasını geri getirmelidir. Yoksa bu tür vahşice işlenen cinayetleri durduramazsınız.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183