24 Mart 2012 Cumartesi 10:31
430 Okunma
(özel Haber) Tek Koluyla Hayata Tutunuyor


Bilgili ailesinin 5 çocuğundan en büyüğü olan ve doğuştan ayakları ile bir kolu olmayan 29 yaşındaki Mehmet Bilgili, her şeye rağmen yaşama azmini kaybetmiyor. Gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan Bilgili, engelini bir sorun olarak değil, önemli bir avantaj olarak görüyor. Kendisine ait 'atv' motoruyla yolculuk yapıp, bilgisayar tamirciliğinin yanı sıra telefon işletmeciliği de yapan Bilgili, çevresine de yaşam sevgisi aşılıyor. Bilgili, "Engelimi bir avantaj olarak görüyorum. Çünkü sağlam

diyebileceğimiz birçok insandan hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha fazla imkana sahibim" dedi.

Daha önce akülü tekerlekli sandalye kullandığını ancak bunun özgürlüğünü kısıtladığı gibi rahat hareket etmesini de engellediğini anlatan Bilgili, 'atv' olarak bilinen motoruyla birlikte adeta zincirlerini kırarak istediği yere rahatlıkla gidebildiğini söyledi. Yayladağı içinde yaklaşık 30 kilometreye kadar uzak bölgelere tek başına gidebildiğini belirten Bilgili, trafikteyse herhangi bir sorun ya da sıkıntı yaşamadığının altını çizdi. İşyerindeki giriş ve çıkışların kendisine göre dizayn edildiğini,

çalışma ortamını da iyileştirdiğini kaydeden Bilgili, yanında çalıştırdığı işçilerin de kendisine her türlü desteği verip, her zaman yanında olduğunu dile getirdi.

Lise 2. sınıftayken satrançta Türkiye dördüncüsü olduğunu ve kendisine ödül olarak bilgisayar verildiğini anlatan Mehmet Bilgili, "O zamana kadar bilgisayarı açıp kapatmayı dahi bilmezdim. Fiziki durumumun da etkisiyle bilgisayara daha bir merak saldım ve kendimi bu alanda geliştirdim. Hem teknik hem de teorik anlamda eğitim alıp, bu alanda çalışmalarda bulundum. Okul bittikten sonra ailemin de yardımıyla bir internet kafe açtım. Bilgisayarlarla da içli dışlı olunca boza boza bu işi öğrendim. Şu anda hem

bilgisayar tamirciliği hem de telefon işletmeciliği yapıyorum" diye konuştu.



"BENİM HAYATA HİÇ KÜSME FIRSATIM OLMADI"

"Benim hayata hiç küsme fırsatım olmadı" diyen Bilgili, "Çok aktif ve sosyal biri olduğum için bu tür şeyleri açıkçası düşünme fırsatım olmadı. Eğitimim bunda önemli bir etkisi var. Okula gittiğiniz için doğal olarak arkadaş çevresi de ediniyorsunuz. Belirli bir çevre edindikten sonra zaten onlara bağlanıyorsunuz. Sosyal olduğunuz ve arkadaş çevreniz olduğu sürece hayata da bağımlı kalırsınız. Önyargıları hala yaşıyorum. İnsanlar beni gördüklerinde garipseyen gözleri üzerimde hissedebiliyorum. Buna ben

de, onlar da zamanla alıştı. İnsanlar beni görüp, yakından tanıdıktan sonra benimle ilgili düşünceleri de değişiyor. Fiziksel anlamda engelli olan birine karşı önyargılı bir şekilde yaklaşmanın yanlış olduğunun farkına varıyorlar. Ama genelde bu tür önyargılar karşısında gülüp geçiyorum" dedi.

(SNK-AKL-CC-Y)



24.03.2012 10:19:10 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 24.03.2012 10:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183