22 Nisan 2012 Pazar 10:36
637 Okunma
Kktc Cumhurbaşkanı Eroğlu:


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve eşi Meral Eroğlu, bu akşam İstanbul'dan KKTC'ye dönüşünde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un, Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ile gerçekleştirdiği görüşmenin akabinde, Ban ile bugün yaptığı telefon görüşmesi ile ilgili basına bilgi verdi.

Eroğlu'nu Ercan Havalimanında Meclis Başkanı Hasan Bozer, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Hasan Güngör karşıladı. BM Genel Sekreterine yazdığı son mektuba atıfta bulunan Eroğlu, mektupta, Genel Sekretere üç garantör ülkenin katılımıyla yapılacak beşli toplantıda, gerek yönetim güç paylaşımı gerekse mülkiyet konularının halledilmesi için gerekli esnekliği göstereceğini belirttiğini, mektupta ayrıca önerinsin beşli zirvenin gerçekleşmesi halinde geçerli

olacağını da vurguladığını söyledi. Eroğlu, "Bugün Sayın Genel Sekreter, anladığım kadarıyla, Rum tarafının beşli zirveye olan isteksizliğini dikkate alarak, davet ettiği takdirde (Rumların) gelmeyecekleri ortaya çıktıktan sonra, böyle bir zirveyi çağırmaktan vazgeçmiştir" dedi. Eroğlu, Genel Sekreterin beşli zirve çağrısı yapmaması kararı aşamasında "Rum tarafının zirveye olan isteksizliğinin Genel Sekreteri etkilediğini" ifade etti.

Müzakerelerin bundan sonraki seyri ile ilgili olarak Eroğlu, Hristofyas ile gerçekleştirdiği son toplantıdan sonra toplantının "son ikili toplantı olacağı" yönde açıklama yaptığını hatırlattı. Downer'in 27 Nisan'da kendisinden randevu talep ettiğine işaret eden Eroğlu, "Downer ve heyeti ile yapacağım görüşmeden sonra, görüşmelerin seyri nasıl olacağı konusunda bir karara varmış olacağız" dedi.

Hristofyas'ın müzakerelerde hakemliğe karşı ve ucu açık bir süreçten yana olduğunu, Kıbrıs Türk tarafının ise Kıbrıslıca bir çözüm anlayışından çıkmadan, çözülmemiş konuların çözümü için üç garantör ülkenin katılımıyla, beşli toplantı düzenlenmesinden yana olduğunu ifade eden Eroğlu, "Genel Sekreter, Rumların beşli zirveyi kabul etmemesinin etkisinde kalarak, bugün için olamayacağını ifade etmiştir" dedi.

"Bir kere Rum tarafından kalıcı bir anlaşmaya varma iradesi yoktur" diyen Eroğlu, bunun Genel Sekreter'in görmemesinin ihtimali olmadığını lakin bugüne kadar ortaya çıkan tüm anlaşmaları reddeden tarafın Rum tarafı olduğunu vurguladı.

Statükonun devamından Rum tarafının yarar sağladığını kaydeden Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise ambargoların kalkması için yaptığı girişimlerde her zaman "Kıbrıs sorunu zaten çözülecek ambargolar o zaman kalkacak" cevabı ile karşılaştığını kaydetti. "Halbuki Rumların anlaşma niyeti olmadığını dikkatte alırsak, o zaman (ambargoların kalkması) hiç gelmeyecek" diyen Eroğlu, ambargoların kaldırılması için sürdürülen çalışmaların yoğunlaştırılacağını belirtti.

Çözümsüzlüğün devam etmesinin Birleşmiş Milletler Barış Gücünün adada kalmasının devamı anlamına geldiğini bunun da, Rumlar için görüşmelerin devamı anlamı taşıdığını kaydeden Eroğlu, Downer ile görüşmeden sonra Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyacağı tavrın, Kıbrıs müzakerelerinin geleceği bakımından önemli olacağını kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs'ta kalıcı yaşayabilir bir anlaşmaya varmak için gerekli esnekliği gösterdiğini, dünyanın da bunu görmesi anlaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Birleşmiş Milletler üyesi olan ve 1 Temmuzda Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını devralacak Güney Kıbrıs'ın çözüm iradesi olmadığını tüm dünya görmelidir. Sadece bizim çözüm irademizle çözüm mümkün olmadığına göre dünya bu gerçeği görmesi ve buna göre bir değerlendirme yapması gerekir" dedi.

Eroğlu, Rum tarafının 1 Temmuz'da AB dönem başkanlığını devralacak olması ve Güney Kıbrıs'ta 2013'de yer alacak Başkanlık seçimlerinden dolayı seçim kampanyalarının başlamış olmasından dolayı Hristofyas'ın esneklik göstermesinin mümkün olmadığını bu nedenle görüşmenin 1 Temmuz'dan sonra devam etmesinin anlamı olmadığını, bunun Genel Sekreter tarafından da kendilerine aktarıldığını ifade etti.

Eroğlu, "anlaşma olacak ambargolar kalkar" diyen Avrupa Birliğinin daha gerçekçi bir tutum içerisine girmesi gerektiğini söyledi.

İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerinin İİT tarafından KKTC lehine aldığı kararların hiçbirini uygulamadığını da belirten Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının beklentisinin söz konusu kararların İİT ülkeleri tarafından hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti. İslam ülkelerinden de KKTC'ye herhangi bir direkt uçuşun bulunmadığına da dikkat çeken Eroğlu, "İslam ülkelerinden direkt uçuşların başlatılması, ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi yönünde beklentilerimiz olduğunu belirtmiştim" dedi. Eroğlu,

İİT'nin başındaki isim Ekmeleddin İhsanoğlu'nun bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

TC ile KKTC'nin ilişkilerin uyumlu bir şekilde devam ettiğini kaydeden Eroğlu, KKTC'nin isminin Kıbrıs Türk Devleti olarak değiştirilmesi söylemeleri ile ilgili orak da "Ben şahsen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti isminden rahatsız değilim" dedi. Eroğlu, Kıbrıs Türk Devleti isminin hem 2004'de referanduma sunulan çözüm planında kullanılan hem de KKTC'nin İİT'deki gözlemci statüsündeki ismi olduğunu ifade etti. Eroğlu, "bizim şu anda isim değişikliği gibi bir düş 0lu, bunun Genel Sekreter'in görmemesinin

ihtimali olmadıüncemiz yok" dedi.

(ÖK-ÖK-D)





22.04.2012 10:34:30 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 22.04.2012 10:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183