02 Nisan 2012 Pazartesi 16:24
474 Okunma
Boşanma Çalıştayında Alınan Sonuçlar Açıklandı


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in açılış konuşması yaptığı çalıştayda konusunda uzman 50 davetli 2 gün süren toplantıda sonunda boşanmaların dini, hukuki, sosyal ve psikolojik açısında 14 başlıkta değerlendirdi. Boşanma çalıştayının nihai sonuç raporunda; izdivaç programları ve bazı dizilerin yayından kaldırılması istenilirken, aile bütünlüğünü tehlikeye sokan bu tür programlar yerine; ailede sabır, sadakat, fedakarlık hislerini ön plana çıkaran TV dizileri, filmler, tiyatro, küçük cep

kitapları gibi farklı yayın türleri tavsiye edildi. Ekonomik sebeplerden ötürü boşanma aşamasında olan çiftlerden birisinin işe yerleştirilmesi istendiği raporda boşanma aşamasında olan çiftlerin mahkemeden önce arabulucuya başvurması tavsiye edildi.

Konuyla ilgili bilgi veren Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytekin Sır, "Medyada şu an yayında olan; halkımızın örf, adet, gelenek ve inançlarıyla uyuşmayan, aile birliğini tehdit eden, evlilik programları, bazı diziler ve programlar denetim altına alınmalı, gerekirse yayından kaldırılmalıdır. Sağlıklı evlilikler kurulabilmesi için evlenecek kişilerin evlenmeden önce konuyla ilgili bir eğitim programına katılmış olmaları mutlaka aranmalıdır evlilik okulu gibi ve bu konuda yapılacak

eğitimlere herkesin ücretsiz ulaşabilmesi sağlanmalıdır. Üniversitelerde Aile öğretmenliği bölümleri kurulmalı ve ayrıca konuyla ilgili bölümler için seçmeli olarak 'Aile eğitimi' dersleri koyulmalıdır. Erken yaşta 18 yaş altı çocuk yaşta evliliklere karşı zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılması faydalı olacaktır ve bu konu titizlikle takip edilmelidir. Boşanma davasının aile içi özel meseleleri ortaya dökmesi ve tekrar toparlamanın zor olması nedeniyle davadan sonra evlilik ya hiç sürmemekte ve

boşanma ile sonuçlanmakta veya sağlıksız aile olarak zoraki sürmektedir. Bu sebeple, boşanma davasından önce arabulucuya başvurmak ve problemin arabulucu eliyle çözülmesi ve mümkünse evliliğin devamını sağlamaya çalışmak dava şartı haline getirilmelidir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Evlilik ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 'Evlilik Dairesi Başkanlığı' kurulmalıdır. Ekonomik sorunlar nedeni ile boşanması söz konusu olan aileler tespit edilerek ve aile bireylerinden en az bir kişinin

sosyal güvencesi olan düzenli bir işte çalışmasını sağlayacak koşullar oluşturulmalıdır" dedi.

Prof. Dr. Aytekin Sır, evlilik programlarına katılanların bazılarının psikiyatrik rahatsızlığı olduğunu iddia ederek, "İzdivaç programlarında insanlar çok özel bazı şeyleri televizyonda söylüyorlar. Daha sonra belki pişman olabilecekleri şeyleri söylüyorlar, bir psikiyastrist olarak burada konuşan kimi insanların psikiyatrik sorunların olduğunu tahmin ediyorum. Gerçi muayene etmeden kesinlikle böyle bir şey söyleyemem ama rahatsızlığı olmasa çıkıp insanlar önünde bukadar rahat konuşamazlar diye

düşünüyorum" dedi.

Aile öğretmenliği ile ilgili YÖK'e başvuru yapacaklarını belirten Sır, bu sayede üniversitede bulunan bütün öğrencilere eğitim vermeyi hedeflediklerini belirtti. Boşanma için mahkemeye başvuranların yüzde 97'si şiddetli geçimsizlik olarak başvurduğunu belirten Sır, "Bazıları yanında kuması olmasına rağmen mahkemeye başvurduğunda sadece şiddetli geçimsizlik diyiyor. Çünkü direk olarak bunların konuşulması söylenmesi bazen onur meselesi yapılıyor ve kadın cinayetleri işlene biliyor. İş sahibi olmayan

bayanların boşandıktan sonra iş bulma yönünde bir destek verilmesi yönünde bir çalışma yapılması yönünde karar çıktı. Nüfus artmasına görev evlilikler azalıyor, boşanma sayısı artıyor. Türkiye'deki boşanma oranları Diyarbakır'dakinin 3 katı. Bunun en önemli sebeplerinden biri yoğun bir baskı uygulanıyor ve kişinin boşana bilme şansı yok. Boşanmak istemesi, evunu terk etmesi öldürülmesi için sebep olabiliyor, biz insanlar hiç boşanmasından ziyade nasıl boşanma oranlarını düşüre bilirizin üstünde durduk.

Çocuğun arkasına saklanarak devam eden evlilikler söz konusu, kimi evliliklerde öyle çatışmalar oluyor ki çocuk boşanmadan sonra daha iyi koruna biliyor, daha sağlıklı yetiştirile biliyor. Bu tür örnekler göre biliyoruz. Ama buna rağmen 2000 yılında boşanma sayısı Diyarbakır'da 300 iken 2010'da 700'e kadar çıkmıştır yani iki katı" diye konuştu.

(RB-RB-AŞ-Y)



02.04.2012 16:22:54 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 02.04.2012 16:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183