22 Mart 2012 Perşembe 14:16
701 Okunma
Genç Yaşta Kalp Krizine Dikkat


Devlet Hastanesi Kardiyoloji uzmanı Dr. Yusuf Karavelioğlu, genç yaşta kalp krizine neden olan faktörler hakkında bilgi vererek, çeşitli uyarılarda bulundu. Kalp krizlerinde en önemli risk faktörlerinin başında sigaranın geldiğini vurgulayan Karavelioğlu, tansiyon, şeker hastalığı, kolestrol yüksekliğinin de krizlerde etkisinin olduğunu dile getirdi. Gençlerde bu faktörlerin çok az görüldüğüne dikkat çeken Karavelioğlu, genç yaş kalp krizlerinde ana nedenleri arasında sigara ve ailede genetik yatkınlığın

bulunduğunu ifade etti. Karavelioğlu, "Genetik yatkınlık dediğimiz, erkeklerde 50 yaş altı, bayanlarda 55 yaş altı yakınlarından birisinin kalp damar problemi geçirmesi lazım ki aile öyküsü olarak kabul ediyoruz. Ailede kalp damar öyküsü var dediğimizde kast ettiğimiz şey bu. Genç hastalarda eroin, kokain kullanımı, bu tür özel durum kalp hastalıklarını bir kenara bırakırsak geriye kalanın önemli bir bölümünü sigara ve aile öyküsü oluşturuyor" dedi.

Futbol oynarken, aşırı egzersiz gibi bu tarz durumlarda kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştığını anlatan Karavelioğlu, "Yaşlı hastalarda kalp krizinden birkaç hafta öncesinden hafif göğüs ağrıları başlar, artar veya nefes darlığı başlar. Hasta erken gelirse birtakım testlerle yakalıyoruz veya şikayetlerinin bir geçmişinin olduğunu belirtiyor. Genç hastalarda bu olmadığı için dezavantaj oluşturuyor. Çünkü genç hastalarda kalp krizleri öncesinde küçük şikayetler olmasına rağmen günler öncesinden

herhangi bir şey hissetmiyor. Bu nedenle genç insanlar gayet aktif oluyor. Koşabiliyor ve aniden kalp krizi geçiriyor. Sebebi de şu, kalp damar problemlerinde krizlerin yarısından fazlasında damar içerisindeki yüzde 20-30 gibi tıkanıklardan oluşuyor. Gençlerde bu daha fazla. Test yapılsa da bu etkenin farkına varılamayabiliyor. Genç hastalarda özellikle sigara, yüzde 80'nin üzerinde. Normal yaş populasyonunda daha düşük yüzde 40-50 gibi ama genç yaşta kalp krizi geçirenlerin yüzde 80'i sigara kullanıyor. Bu

çok önemli ve ciddi bir rakam. Ailesinde kalp damar hastalığı olan birisi genç birisi sigara içiyorsa bile bile lades yapıyor" ifadelerini kullandı.

Gençlerdeki kalp krizi vakalarında sigara ile birlikte beslenme alışkanlıkları üzerinde durduklarını anlatan Uzman Dr. Yusuf Karavelioğlu, kilo artışı, tansiyon yükselmesi gibi durumların artık orta yaşlardan genç yaşlara doğru çekilmeye başladığını, bunun başlıca nedenleri arasında da hareketsiz yaşam, düzensiz beslenme geldiğini kaydetti.

Kalp krizlerinde erken müdahalenin önemine de değinen Karavelioğlu, "Kalp krizinde ne kadar erken damara müdahale yapılırsa birincisi hastanın yaşama şansı artırıyor. İkincisi daha kaliteli bir yaşam fırsatı sunuyor. Ne kadar erken müdahale edilirse o kadar iyi" diye konuştu.

Yeşil sahalarda son zamanlarda artan kalp krizi vakaları hakkında da açıklama da bulunan Karavelioğlu, şunları kaydetti:

"Halk olarak şunu görüyoruz genç hasta 'koşuyordu, düştü, bayıldı' sonrada hayatını kaybetti. Buna neden olan birkaç unsur var. Birincisi kalp damar problemi. Bu bilinen kalp krizi. Bunların bir kısmında ritm bozuklukları söz konusu. Damar problemi binanın su tesisatı ise diğeri elektrik tesisatı. Kalpte ani durmalara sebep olabilir. Burada bir damar tıkanıklı olup olmadığını o anda görülemeyebilir. Hasta yaşasa görülebilir veya otopside ortaya çıkabilir. Bunu öncesinden test edebilir miyiz? Bazı kalp

duvar kalınlaşması olan özel genetik durumlar var. Biz bunları görebiliyoruz. Profesyonel spor yapma kararı vermiş insanlara kalp ultrasonuna bakılarak rahatsızlığı görülebiliyor. Ama bu tür problemler o anki EKG'ye yansımıyorsa ciddi bir ritm problemi veya hayati problemi olana kadar da gizli kalabilir ve hiçbir tetkike yansımayabilir. Birtakım şeylerden şüphelenilir ve ileri tetkik yapılırsa fark edilebilir. Genç hastalarda damar problemi gizli ve hızlık bir şekilde gelişebiliyor. Ritm problemi de aynı

şekilde. Yaşlılarda ritm problemlerini test ettiğimizde yakalama oranımız daha yüksek. Gençlerde şüphelenme oranı daha düşük hasta kendisine toz kondurmuyor. Hekimde EKG temiz olunca çok ileri tetkikler yapmadığı müddetçe o ritm problemini o anda yakalayamıyor."

Sporun yaşamın bir parçası olmadığının vurgulayan Karavelioğlu, "Mesleğimiz sporla ilgili bir şey değilse halkımızın yüzde 80'ini spor yapmıyor. Haftada bir veya iki kez oynanan halı saha maçlarının da faydası yok. Zararı bile olma ihtimali var. Ani bir koşu başlıyor. Özellikle düzenli egzersiz yapmayan insanlar için kalp krizi dahil bir çok şeyi tetikler. Haftada 3-4 gün spor yayılıyorsa düzenli bir kondisyon varsa buna söylenecek bir şey yok. Düzenli olmazsa aşırı egzersiz de kalp krizi için bir risk

oluşturabiliyor. Son olarak şunu dile getiriyoruz ailede kalp damar öyküsü olan genç veya yaşlı kim olursa olsun sigarayı bıraksın. Sigarayı bırakma amaçlı ilaç kullanabilirler. Bunun kalp açısından zararsız olduğu gösterilmiş. İkincisi de egzersiz yapsınlar. Hafif tempoda olsa uzun vadeli spor yapmalı. Kilo artışının önüne geçilmeli" şeklinde konuştu.

(MMY-BÖ-AŞ-Y)



22.03.2012 14:03:09 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 22.03.2012 14:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183