15 Mart 2012 Perşembe 22:08
380 Okunma
Babacan, Sanayicilere Seslendi


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İşadamları Derneği (BOSİAD) tarafından Hilton Otel'de düzenlenen yemekte Bursalı sanayicilerle bir araya geldi. Babacan, burada yaptığı konuşmada, Bursa'nın en önemli varlıklarından birinin girişimci sanayicileri olduğunu söyledi. Türkiye'nin son 9.5 yılda elde ettiği başarıların dünyanın dört bir tarafında konuşulduğunu kaydeden Babacan, "Avrupa'dan Asya'dan Afrika'dan Türkiye'ye bakış çok çok değişti. Ben Türk işadamıyım

dediğinizde eski dönemlere göre farklı bir karşılama oluyor. Türk malına karşı farklı tutumu görüyorsunuzdur. Biz yeni küresel düzen diyoruz, dünyanın küresel dengeleri diyoruz. Asya'dan gelen rekabetten şikayet ederken, bir yandan Çin'den ithalattan şikayet ederken, bizim asıl yapmamız gereken Avrupa için ciddi bir rakip haline gelebilmektir" diye konuştu.



"TEŞVİK KATMA DEĞERİ YÜKSEK SEKTÖRE VERİLECEK"

Türkiye'nin ucuz iş gücü ile rekabet eden sanayi yapısını yakalamasının mümkün olmadığını kaydeden Babacan, "Teknoloji olarak daha önde, kalifiye iş gücüne dayanan sanayi yapısını yapmalıyız. Türk sanayisinin yeni rotası daha farklı daha ileri hedefler koyabilen bakış açısı olmalı. Biz de bununla ilgili hükümet olarak yapacağımız çalışmalar var. Bunların da sınırları var. Devletin ön açıcı, ülkesinde güven ve istikrar zemini olan, koruyucu fonksiyonu olduğunu biliyoruz. Teşvik mekanizmaları önemli.

Sadece teşvike dayanan, sadece teşvikle rota çizen sanayi çok da uzun vadede sürdürülebilir yapıya ulaşamayabilir. Teşvik önemli ama bir yere kadar. Sektörün ve stratejinin iyi belirlenmesi lazım. Biz 9.5 yıldır teşvik sistemini değiştire değiştire geldik. Önümüzdeki hafta yenilenmiş teşvik sistemini açıklayacağız. Rakamlar da parametrelerde, bölgelerin gelişmişlik durumu değişti. Yeni gelişmişlik göstergeleri oluştu. Bizim stratejik sektörlerde teşvik daha yoğunlaşmış olacak. Stratejik sektörü nasıl

tanımlayacağız? Bununla ilgili bazı temel kriterler olacak. Bunu tahmin etmek de çok zor değil. Türkiye'nin ithalat konusunda dışarıdan yoğun bir şekilde bağlı olduğu, Türkiye'de üretim yapıp da Türkiye'nin sürdürülebilir rekabet gücüne sahip olduğu sektörlere teşvik sistemini uygulayacağız. Katma değer önemli kriter olacak, ithal ettiğimiz ürün ne olursa olsun" dedi.



"AVRUPA ESKİ BÜYÜME ORANLARINI GÖREMEYECEK"

Avrupa'nın kamu mali yapısının bozulduğunu, Avrupa ülkelerinin mümkün olan ilk fırsatta vergilerini artıracağını belirten Babacan, "Kamu yatırımlarını kısmak zorunda kalacaklar. Borç problemleri ortadan kalkması için. Mevcut kriz dönemi aşılsa dahi daha güven ortamı sağlansa dahi işler düzelmeye başlar başlamaz parasal sıkılaştırmaya gidecekler. Vergi artışları uygulamak zorunda kalacaklar. Yüksek kamu borcu, Avrupa ülkelerin büyümesini engelleyecek. Eski büyüme oranları Avrupa göremeyecek. Kriz öncesi

ile krizden sonraki büyüme oranları çok çok farklı rakamlar görüyoruz. Japonya'da da yaşandığı gibi uzun süreli çok düşük büyüme oranlarını göreceğiz" dedi.

Üretmeden tüketmenin bir ülkeyi çok fazla etkilediğini söyleyen Babacan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Çalışma saatleri 30 saatlere indi. Yılda 5-6 hafta izinler var. Hazırdan yiyorlarsa tamam. O ülkenin borcu artarak refah sağlanıyorsa o refah suni bir refah olur. Devlet olarak borçlanarak vatandaşa güzellik sağlamaya çalışıyor. Emekli ve memur maaşlarını artıyor. Ama borç artıyor ve öyle bir noktaya geliyor ki refah kaybı olarak geri dönüyor. Bu tuzaklara, kötü tecrübelerden ders alarak Türkiye olarak dikkat etmek lazım. Sabretmek gerek. Doğru politikalar hemen sonuç vermiyor. Tabiatı gereği zaman

alıyor. Biz sadece bir yılın ekonomik büyümesini baz almayacağız. 3-5 yıllık oranları dikkate almalıyız. Mutlaka uzun vadeli perspektifle politikalara bakmak lazım".



"BÜYÜME HEDEFİNDE KASITLI OLARAK FRENE BASTIK"

Türkiye olarak gayet iyi bir noktada olduklarını kaydeden Babacan, " 'Finans kanalıyla Avrupa ile bağları olan bir ülke olarak nasıl oldu da Avrupa'dan bu kadar kendinizi ayrıştırdınız' diye soranlar oluyor. Borç yiyen kesesinden yer. İyi harcayalım. Dünya kötü biz de kötü olacağız düşünceleri var. Mali politikaları sıklaştırdık. Yüzde 4-5'lik büyüme bizim kasıtlı olarak frene basmamız sonucu. 'Bu sene de yüzde 8 sene büyüyelim' diyebilirdik. O zaman bir anda yılların birikimi ve kazanımları

kaybolabiliyor. Bizim 1994, 2000-2001 tecrübemiz var. Büyüyelim, makul sürdürülebilir, kendimiz kaynak üreterek büyüyelim. Kazanmadan harcayınca, cari açık tablosu karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.



"AVRUPA ÜLKELERİ İÇİNE KAPANIYOR"

Bugün nüfusu 84 milyon olan Almanya'nın 2050 yılında 60 milyon nüfusa gerileyeceğini kaydeden Babacan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Hızla yaşlanan nüfusu var. İtalya ve Fransa'da bu durum aynı. Sarkozy biz Şchengen çıkacağız diyor. Tekrar gümrük kapılarını koymaktan bahsediyor. Sınır kapıları konmak isteniyor. Avrupa'yı Avrupa yapan bir arada olmak. Popülizm uğruna içlerine kapanıyor. Bunu yaptıkça büyük zarar görecekler. İçe kapanın, sınırlar koyun sonuçta nereye doğru gidecek bunu görmek lazım. Bunu da Türkiye için oluşturacağı fırsatları görmek gerek. İşin bilgisine, derinliğine sahip olmak gerek, sanayide dışa bağımlılığa

girmemiz gerek. Önümüzde önemli bir fırsat var. Hedef Avrupa" ifadelerini kullandı.

Programın sonunda BOSİAD Başkanı Mustafa Barutçuoğlu, Babacan'a hediye takdim etti.

(YS-OK-Y)



15.03.2012 21:55:46 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 15.03.2012 22:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183