Özledik çocukluğumuzdaki bayramları...

Yeşil çayırların üzerine kar yağdığı Sonbahar veya Kış aylarına denk gelen bayramlar.

Kasımpatı' lar rengârenk beyaz, mor, pembe  ve sarı açarlardı soğuğa  kar ve yağmura inat...

Ellerimizin soğuktan buz kestiği ama kurban heyecanının hatta alnımıza sürülmek üzere beklediğimiz kurban kanı ve yufka ekmeklerin açıldığı bayram sofrası...

Bereket ve kanaat hakimdi, varlıklı ile yoksul arasında bu günkü gibi ayrımın aşırı hissedilmediği, yardımlaşma ve yaraların sarıldığı o günler...

Paranın değerinin yerinde olduğu enflasyon ve zam sağanağı gibi kelimelerin yaşam literatüründe yer almadığı o bayramlar, partizanlığın olmadığı, işsizliğin, fakirin, yetimin hor görülmediği bayramlar yaşanırdı o yıllarda...

Borç senedi yoktu " Söz senetti " her şey zamanında ve mevsiminde bulunur, genetiği oynanmış gıda deyimleri " Asla " yer almazdı...

Bozuk madeni paralardan oluşan " Bayram harçlıkları " özenle yapılıp ikram ev baklavaları ve kadayıf apayrı bir lezzet katardı o günlere...

Kurban " Borçla " kesilmezdi gücü yeten koç, yetmeyen keçi kurban ederdi. Sonuçta bayramın maddi ve manevi hazzı tadılırdı.

Yine bir bayram sabahına doğru yaklaştık kısmet olursa ancak o yıllardaki gibi tüm aile efradının bir arada olduğu dolu dolu yaşanan bir bayramdan öte gurbette içimizde bir sancı misali " Bayram gelmiş neyime " türküsünün çınladığı bir bayram arefesinden sesleniyorum sizlere...

Mübarek kurban bayramınız kutlu olsun, nice bayramlara erişmeniz dileklerimle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183