Toplumlarının önemli tartışma meseleleri arasında olan "iktidar" ve iktidara ulaşmada izlenen yöntemler çeşitlilik göstermiştir hep. Dini yaklaşımlardan sosyal anlayışa, milli vurgulardan ekonomik işleyişe kadar her bir olgu propaganda malzemesi olarak kullanılmıştır. "Değer tanımazlık" olarakta adlandırabileceğimiz bu anlayış tek bir noktaya odaklanmıştır, iktidar olmak!

Günümüzde ise yukarıda sıraladığımız propaganda malzemeleri arasında yoğunlukla kullanılan "ekonomi" dir. İktisat biliminin doğası gereği kaynaklar sınırlı ve bu kaynakları kullanacak canlıların ihtiyaçları sınırsızdır. Hâl böyle olunca kaynakları etkin kullanabilmek adına düzenleyici olan "ekonomi" bilimi üzerinde durulmuştur. Tabi yönetimsel anlamda düşünüldüğünde, bilimden biraz uzak kalınmış ve genel itibariyle nüfuz ( güç ) elde etmeye yönelik gayretler baş göstermiştir. "Karnınızı doyuracağız, size iş vereceğiz, eviniz arabanız olacak" gibi basit söylemlerle destek bulunmaya çalışılmıştır. Bu basit gerekçeleri, üst düzey devlet yönetimine talip olanlardan yerelde bir beldeyi yönetmeye talip olanlara kadar birçok kişide görebiliriz. 

Ekonomi ( fiziki ihtiyaçlar ) bu kadar ön plana çıkarılırken "değerler manzumesi" genellemesiyle aktarabileceğimiz onca değer arka plana itilmiştir. Bunların başında maalesef "bilgi" gelir. Sürekli olarak geri plana itilen hatta yok olma derecesine getirilen bilgi, toplumun en önemli değeri olmasına rağmen adeta kaderine teslim edilmiştir. Halbuki bir insanın toplum nezdinde göreceği itibar, sahip olduğu bilgiyle eşdeğer olmalıydı. Yani ne kadar bilgi, o kadar itibar anlayışı hakim kılınmalıydı. Asıl olan buydu, peki gerçekte olan? Gerçekte olan son derece iç karartıcı hatta aşağılayıcıydı! Cüzdanın ne kadar şişkinse, itibarın o kadar fazla olur! Yani Kapital düzenin bizde bulduğu anlam...

"Peki bilgi, o ne olacak?" derseniz, bilginin gücü eninde sonunda galip gelecek. Geleceğin yönetimi ve yöneticileri bilginin ışığında belirlenecek. Bilgili olanlar ilerlerken, kendini sabitleyen ve gelişmeyi yani bilgi edinmeyi reddedenler elenecek. Şayet toplumu yönetecek bir zümre oluşacaksa; bu zümre seçkin ailelerden ya da cebi şişkin olanlardan değil, toplumun bütün değerlerini taşıyan ve sahip olduğu değerleri bilgiyle süsleyebilen insanlardan belirlenecek. Kısacası, gelecekte "Bilginin İktidarı" hakim olacak.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183