28 Mart 2012 Çarşamba 17:10
642 Okunma
Sendikacıların Davul Ve Zurnası Vatandaşı Oynattı


KESK’e bağlı Eğitim-Sen., ülke genelindeki tüm şubelerinde başlattığı 4+4+4 olarak bilinen yasa teklifini protesto etmek için meydanlarda sürdürdüğü mücadelesine kararlılıkla devam ediyor. Edremit’in Cumhuriyet Meydanı’nı mesken tutan Eğitim-Sen yönetici ve üyeleri, her gün basın açıklaması yapacaklarını bildirdi. Bugün gerçekleşen basın açıklamasına davul ve zurna da getirildi. Açıklama öncesinde sendika yetkilileri AK Parti Edremit İlçe Teşkilatı binasına giderek hükümeti protesto etmek için siyah çelenk bıraktı. Sendikacılar ile polis arasında küçük çaplı sözlü atışma yaşandı. Açıklama metni okunmadan önce halay çeken sendikacıları çok sayıda ilçe sakini izledi. Basın açıklamasının okunmasıyla birlikte sendikacılar son kez halay çekti ve sendikacılar için çalan davul ve zurnaya dayanamayan bazı ilçe sakinleri Cumhuriyet Meydanı’nda göbek attı. Halay çekilirken de sendika üyesi olmayan vatandaşların halaya dahil oldukları gözlendi.



Bazı vatandaşlar, meydanlarda yapılan eylemleri gereksiz ve yetersiz bulurken, bazıları da eylemlerin insan çoğunluğu yapıldığı zaman ses getirdiğini yorumunu yaptı.

Hükümet aleyhine ve 4+4+4 yasa tasarısına karşı sloganlar atılan basın açıklamasında, “Türkiye İlan Edilmemiş Sıkıyönetimi Yaşıyor! Hukuk Dışı Uygulamalara Boyun Eğmedik, eğmiyoruz, eğmeyeceğiz. Bilindiği gibi AKP Hükümeti, kamuoyunu uzunca bir süredir meşgul eden ve yoğun tepkilere neden olan yasal düzenlemeleri 27 Mart Salı gününden itibaren Meclis Genel Kurulu gündemine getirmiştir.

Çocuklarımızın geleceğini doğrudan ilgilendiren, 4+4+4 olarak bilinen yasa teklifi ve yine tüm kamu emekçilerinin, emeklilerin çıkmasını aylardır beklediği 4688 Sayılı Kanunda değişiklik öngören yasa tasarısı da önümüzdeki birkaç gün içerisinde TBMM Genel Kurulu’nda ele alınacak düzenlemelerdir.

Bugün Eğitim Sen olarak grevdeyiz, daha önceden de ifade ettiğimiz gerekçelerle hizmet üretmiyoruz. Taleplerimizi tüm Türkiye’den gelen üyelerimizle bugün Ankara’da kitlesel olarak yapacağımız basın açıklamamızla dile getiriyoruz. Toplumda 4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na karşı tepkilerimizi demokratik-meşru bir biçimde ifade edebilmek için Ankara’da yapacağımız basın açıklaması hukuk dışı bir biçimde engellendi, engelleniyor. İçişleri Bakanı’nın dün yayınladığı genelgeyle iller adeta polis ablukasına alındı. Arkadaşlarımızın illerden çıkışı engellendi. İzmir’de, Adana’da 85 arkadaşımız baskıyla, zorla gözaltına alındı. İzmir, Aydın, Balıkesir, Manisa, Kocaeli, Bursa, Malatya, Batman, Urfa, Konya, Hatay, Zonguldak, Tokat illerinden arkadaşlarımızın çıkışları engellendi, anayasal hak olan seyahat etme özgürlüğü ayaklar altına alındı. İllerde yapılan engellemeleri aşarak Ankara’ya doğru giden arkadaşlarımız, Ankara’ya girişlerde engelleniyor. İşte AKP’nin ileri demokrasi’sinin geldiği nokta. Bütün baskı, yasak ve engellemelere rağmen meşru ve demokratik hakkımızı kullanacağız. Dün ve bugün bir kez daha ülkenin,nasıl bir sivil faşist zihniyet tarafından yönetildiğini göstermiştir.28 Şubatın intikamını almak söylemleriyle eğitimi adeta karanlık ortaçağ zihniyetine götürmek isteyenlere izin vermeyeceğiz. Başbakan’ın ‘Dindar nesil yetiştirmek istiyoruz’ söylemleriyle gündeme gelen zorunlu eğitimin kendi içinde kademli ve kesintili olarak 12 yıla çıkarılması girişimleriyle, bütün itirazlarımıza rağmen sürmektedir. Ancak Ankara Valiliğinin, ‘olay çıkar’ gibi son derece taraflı bir bakış açısıyla Ankara’da yapılması planlanan kitlesel basın açıklamamız ‘2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerine Muhalefet Edileceği’ gerekçe gösterilerek eylemin yapılmasına izin verilmemiş, bu açıklamanın ardından İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 69648 sayısıyla illere gönderdiği genelge ile otobüslerimizin illerden yola çıkışı engellenmiştir. Adana’da 85 arkadaşımız baskıyla, zorla gözaltına alındı. İzmir, Aydın, Balıkesir, Manisa, Kocaeli, Bursa, Malatya, Batman, Urfa, Konya, Hatay, Zonguldak, Tokat illerinden arkadaşlarımızın çıkışları engellendi, anayasal hak olan seyahat etme özgürlüğü ayaklar altına alındı. İçişleri Bakanı’nın dün yayınladığı genelgeyle iller adeta polis ablukasına aldı. İllerden yapılan engellemeleri aşarak Ankara’ya doğru gelen arkadaşlarımız da Ankara’ya girişlerde engelleniyor. İstanbul gişeler çıkışı, Eskişehir Yolu’nda Ankara’ya 30. km Karayolları Tesisleri’nde Gölbaşı tarafında Jandarma tarafından yollar kesiliyor. Bu tutum, başta seyahat özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklere aykırı bir tutumdur. Konfederasyonumuzun aldığı bu eylem kararı tüm uluslararası evrensel ilkelerden doğan en temel hakkımızdır. Bu hakkımızı kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz. İçişleri Bakanlığı’nın bu antidemokratik tutumu asla kabul edilemez. İçişleri Bakanlığı’nın bu hukuksuz tutumundan bir an önce vazgeçmesi gerekmektedir. İşte AKP’nin ‘ileri demokrasi’sinin geldiği nokta budur. Bütün baskı, yasak ve engellemelere rağmen meşru ve demokratik hakkımızı kullanacağız. Bilinmelidir ki, kamu emekçilerinin kitlesel basın açıklaması yapmasının önünde hiçbir yasal engel yoktur. Yıllardır konfederasyonumuz, sendikalarımız tarafından gerçekleştirilen miting, basın açıklaması gibi eylem ve etkinliklerimize güvenlik güçleri müdahale etmediği sürece hiçbir olay yaşanmamıştır. Gerek çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesi, gerekse sendikal alana yönelik önemli değişiklikler içeren düzenlemelerden doğrudan etkilenecek olan geniş kesimlerin tepkilerini alan eylemleri ile göstermek istemesinden daha doğal bir yol yoktur. Kent meydanlarının barışçıl bir şekilde, demokratik tepkilerini ifade etmek isteyenlere kapatılmak istenmesinin hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Valiliğin yasaklama kararı anayasaya, evrensel insan hakları ilkelerine ve ülkemizin taraf olduğu uluslar arası anlaşmalara aykırıdır. Biz, bir emek örgütü olarak, her zaman üzerimize düşen görev ve sorumlulukların gereğini yerine getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Meşru ve yasal hakkımızı kullanarak sadece kamu emekçilerinin değil toplumun geniş kesimlerini doğrudan ilgilendiren düzenlemelere karşı demokratik tepkimizi ifade etmek için her zaman alanlarda olduk ve bundan sonra da olacağız. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz, vatandaşların en temel demokratik haklarını kullanmalarını yasaklamak ancak totaliter rejimlerde görülebilecek bir olaydır, demokrasiyle, hele hele ileri demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Eğitim ve bilim emekçileri olarak, toplumun büyük bir bölümünün kaygıyla takip ettiği 4+4+4 tartışmalarında çocuklarımız, öğrencilerimiz ve velilerimizle aynı taraftayız ve benzer kaygıları taşıyoruz. Yıllardır sorunlarla boğuşan eğitim sisteminin ve çocuklarımızın Başbakanın “dindar nesil” sevdasına kurban edilmesine izin vermeyeceğimizi göstermek için 28-29 Mart tarihlerinde tüm eğitim ve bilim emekçilerini geleceğimize sahip çıktığımızı göstermek için grev yapıyoruz” denildi.

(SŞ)



28.03.2012 17:07:25 TSI





Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 28.03.2012 17:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183