Atatürk ve Silah arkadaşlarını dualarına almayanları kınıyorum
Şu yaşlı dünyamız üzerinde  birçok değerli peygamber,  değerli lider, bilge kişi,  başarılı komutan gelip geçmiştir.
Bizleri ilgilendirenlerin başında Müslüman bir toplum olmamız nedeniyle Hz. Muhammet Mustafa (S.A.V.) ile Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk gelmektedir. Yani bizlerin hayatında iki Mustafa’nın da büyük önemi  vardır.
Bu nedenle iddia ediyorum ki, yeryüzüne gelmiş  geçmiş en değerli insanlardan  olan  Hz. Muhammet Mustafa’dan sonra  (S.A.V) Atatürk  gibi bir büyük komutan gelmemiştir. Elbette peygamberimizin yerini ve   başarısını tartışacak değilim. O büyük peygamber  Alemlere rahmet olarak gelmiş ve kalbimizde ayrı bir yeri vardır. Sadece bizim değil, tüm İslam Aleminin peygamberidir o..
Atatürk ise Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, başkomutan, büyük lider ve  büyük bir devlet adamıdır.. 1881 yılında dünyaya gelen bu büyük liderden sonra Analar bir daha böyle bir lider doğurmamıştır. Sanırım bundan sonrada doğuramaz.
Osmanlının parçalandığı, İngiliz, Fransız,  İtalyan,  Ermeni, Rus, Yunan vs. Birçok milletlerin (yada ülkelerin) yutmak için ağzının sulandığı bir dönemde masaya konulan Türkiye topraklarını  kahraman silah arkadaşları,  kahraman Türk askerleri ve Kuvayi Milliyecileri, kahraman  Türk kadını ile omuz omuza vererek kurtaran bu başarılı komutan ve lider, Osmanlının küllerinden koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmayı başarmıştır. Bugün üzerinde yaşadığımız toprakların Türk vatanı olması ve bizlerinde nüfus cüzdanlarında Türk yazmasının, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamızın yegane temelini sağlayan ATATÜRK’tür..
İşte bu büyük devlet  adamını, askerimizi, paşamızı Çanakkale’de ve Kurtuluş savaşında dize getirdiğimiz düşman devletlerin liderleri ve halkı bile gıptayla izleyip ayakta alkışlamışken, bugünlerde  benim bu cennet vatanımda Atatürk’e karşı kin duyanlar,  düşmanlık besleyenlerin amacı nedir?
Hele hele  daha birkaç gün önce Çanakkale Destanının yazıldığı tarihin 100. Altın yılını kutlarken Tarsus gibi bir kahraman kentte hem de Nusrat Mayın gemisi gibi tarihe destan yazmış bir askeri kahramanın huzurunda Atatürk’ü unutmak niye?
Elbette bu Türk askerinin imanı, inancı ve Allah’a sığındığı bir zamanda gelen manevi güçle ve ordunun başındaki o muhteşem komutan Atatürk’le kazanılan zaferleri çok güzel anlatan Mehmet Akif Ersoy gibi bir Milli şairin torunları olmaktan gurur duyduğumuz unutulamaz. Zaten bunu da Akif Çanakkale  Şehitleri’ne adlı eserinde  anlatmış. Özetlemek gerekirse  büyük üstad ne demiş:
“O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar. 
Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor; 
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! 
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! 
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. 
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i.. 
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.. 
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın. “
İşte   Çanakkale  Geçilmez destanının yazılmasında önemli bir görev üstelenen Nusrat gibi, o zaferin mimarları olan Çobanlı Cevat Paşa, Çanakkale boğazı mayın komutanı ve kılavuzu Hafız Nazmi bey, Yüzbaşı Tophaneli Hakkı bey, Üstteğmen Kilitbehirli Hasan bey ve Teğmen Libiyalı Mevsuf bey, Yüztonluk topu yürüten Yüzbaşı Ramazan gibi komutanlar ve  Seyid Onbaşı gibi değerlerimiz ile bu büyük Ordunun lideri, başkomutanı Atatürk ve silah arkadaşları unutulamaz.
Birileri Zafer günlerinde, kurtuluş günlerinde tüm gazi ve şehitlerimize dualar ederken Atatürk ve Silah arkadaşlarının da ruhuna fatiha demekten kendini soyutlayamaz..
Bizler hepimiz bugün bu güzel cennet vatanın  kutsal toprakları üzerinde 91  yıldır hür ve bağımsız olarak yaşıyorsak, dinimizi  ve ibadetlerimizi yapabiliyorsak, bundaki en büyük pay Atatürk ve silah arkadaşlarınındır.
Maalesef hem de Tarsus gibi bir kentte,  Çanakkale destanının kutlandığı Nusrat’ın huzurunda   Çanakkale Şehitlerine ve gazilerine rahmet okurken, Atatürk ve silah arkadaşlarını ağzına almayanlar gerçekten nankörlük ediyorlar.
Tüm din hocalarımız alınmasın.. Tarsus’ta  Hz. Muhammed gibi, Hz. Ali gibi, Hz. Ömer, Hz. Ebubebir vs. gibi değerleri ağzından düşünmeyen  din adamlarımızın içinde Atatürk ve Silah arkadaşlarını da sayarken gurur duyan din adamlarımız , hocalarımız vardır.
Atatürk ve Silah arkadaşlarını dualarına almayanları kınıyorum ve  her zamanda o değerlere dualarımı ayrım yapmadan gönderiyorum. Fatihamı okuyorum.
Dünya milletleri Atatürk gibi bir dünya liderine sahip olamadıkları için Türklere gıpta ile bakarken içimizdeki sözde “TÜRK” geçinen din  ve Atatürk düşmanları şunu iyi bilmelidir ki..
Atatürk olmasaydı, siz yine dünyaya gelirdiniz..
Ama  Müslüman bile olmazdınız!..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183