22 Mart 2012 Perşembe 15:23
379 Okunma
Okul Sütü Kampanyasına Üretici Desteği


TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın AK Parti Grup toplantısında, 'resmi eğitim kurumlarının okul öncesi ve ilköğretimin ilk 5 sınıfında eğitim gören 7 milyon 63 bin 768 çocuğa her gün en az 200 milimetre uzun ömürlü süt dağıtılacağı' açıklamasını değerlendirdi. Türkiye'de Mart-Nisan-Mayıs döneminde doğumlara bağlı süt üretiminin arttığını bildiren Bayraktar, "Zamanlamanın doğumlara bağlı süt üretiminin arttığı döneme denk getirilmesi sütte fiyat istikrarının korunması

açısından da çok yerinde olmuştur" dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından 2006 yılında ankete dayalı olarak yapılan bir çalışmada, ankete katılan bireylerin sadece üçte birinin süt tükettiğinin görüldüğünü belirten Bayraktar, süt tüketmeyenlerin tüketmeme sebebini 'sütü sevmemek' olarak açıkladığını kaydetti. Yine aynı anketin, sütü sevmeme oranının 30 yaş altı bireylerde 30 yaş üzerine göre daha fazla olduğunu gösterdiğini kaydeden Bayraktar, "Yani yeni nesil süt tüketiminden gittikçe uzaklaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde süt tüketim rakamları

ülkemizle karşılaştırıldığında, kişiler Avrupa Birliği'nde ülkemizin 10,7 katı, Amerika Birleşik Devletleri'nde ise ülkemizin 11,8 katı daha fazla süt içmektedir" şeklinde konuştu.



"SÜT TÜKETİMİ GELİŞMİŞ ÜLKELERLE KIYASLANAMAYACAK DERECEDE DÜŞÜK"

Süt tüketiminin gelişmiş ülkelerle kıyaslanamayacak derecede düşük olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

"Dünyada birçok ülke bu sorunu çözmek için bireyleri özendirici ve teşvik edici okul sütü programlarına başvurmaktadır. Mevcut veriler 60'tan fazla ülkede okul sütü programlarının uygulandığını göstermektedir. Süt tüketimini artırma amaçlı gelişmiş ülkelerde uygulanan programlar genel itibariyle yasal altyapısının olması noktasında benzerlik göstermektedir. Uygulamalardaki farklılıklar ise ülkeden ülkeye değişmektedir. Örneğin, AB'de, eğitim kuruluşlarındaki öğrencilere, işlenmiş süt ürünlerinin tedarik

edilmesi için topluluk yardımları verilmektedir. Ayrıca, bu yardımlara ilaveten üye ülkeler, aynı ürünler için ulusal yardımlar da verebilmektedirler. Üye ülkeler, ulusal yardımlarını süt sektörüne bir vergi koymak ya da süt sektöründen diğer herhangi bir katkıyla finanse edebilmektedirler. Bu hususlar 1999 yılında çıkarılan bir yönetmelikle belirlenmiş ve yasal olarak garanti altına alınmıştır."



"AB'DE GENEL AMAÇLARDAN BİRİ SÜT ÜRÜNLERİ PAZARINI GENİŞLETMEK"

Okul sütü programlarının aynı zamanda süt hayvancılığında istikrarı sağlamak ve süt piyasasını düzenlemek için bir araç olarak kullanıldığını da anlatan Bayraktar, Avrupa Birliği Komisyonu'nun Okul Sütü Programının genel amaçlarından birinin, 'Süt ürünleri pazarını genişletmek' olduğunu söyledi. Bayraktar, "Komisyon programın esas amaçlarından birini ise 'AB pazarında süt ürünleri için istikrar sağlamak ve yaşama standartlarının yükseltilmesine katkıda bulunmak' şeklinde açıklamaktadır" dedi.

Bayraktar, okul sütünün, toplam ulusal süt tüketiminin, Tayland'da yüzde 25, Japonya'da yüzde 9, ABD'de yüzde 7, Finlandiya'da yüzde 5, Norveç'te yüzde 4, İsveç'te yüzde 4, Kanada'da ve Danimarka'da yüzde 3 olduğunu ifade etti. Bayraktar, 20 milyon ton süt üretimi hedeflendiğini, ülkemizdeki süt tüketim alışkanlığının yetersizliği göz önüne alındığında, mevcut süt üretiminin tüketilmesinde bile sıkıntı çekilirken, 20 milyon ton sütün nasıl tüketileceğinin merak konusu olduğunu belirtti. Bayraktar, "Bu

nedenle, Başbakanımızın dünkü (21 Mart 2012) AK Parti Grup Toplantısındaki konuşmasında dile getirmiş olduğu, okul sütü uygulamasının başlatılacağına yönelik açıklamalarını çok önemsiyoruz. Atılan bu olumlu adımı sonuna kadar destekliyoruz" diye konuştu.



"YASAL ZEMİNE OTURTULMALI"

"Okul sütü programları, sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından sosyal, tüketim alışkanlıklarının artırılarak süt ve süt ürünlerine talep yaratılması ve süt sektöründe arz-talep dengesinin sağlanması açısından da ekonomik fayda sağlamaktadır" diyen Bayraktar, açıklamasında şunları kaydetti:

"Bu nedenle sağladığı fayda ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar dikkate alındığında, bu programın başlatılmasının yanında, mutlaka yasal bir zemine oturtulması gerektiğine inanıyoruz. Böylece, bu programların uygulandığı ülkelerdeki gibi sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi devlet garantisine alınmış olacaktır."

(EY-ÖZ-Y)



22.03.2012 15:10:30 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 22.03.2012 15:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183