22 Mart 2012 Perşembe 16:40
393 Okunma
Has Parti Genel Başkanı Kurtulmuş'tan Memur-sen'e Ziyaret


HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ve beraberindeki heyet, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu'yu ziyaret etti. Ziyarette gazetecilerin sorularını cevaplayan Kurtulmuş, HAS Parti olarak yeni dönemde "Kavgayı bırakın yeni Anayasa'yı yapın" kampanyası başlattıklarını söyledi. Türkiye sisteminin eski karanlık işlerinin mutlaka birer birer aydınlatılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, "28 Şubat'ın, 12 Eylül'ün, Uludere'nin, Sivas Katliamı'nın, Maraş ve Gazi Olayları'nın, Türkiye'nin bütün karanlık

noktalarının aydınlatılması mecburiyeti vardır. Türkiye'nin karanlık işleri gün yüzüne çıkarılmadan, Türkiye'de kim ne kara oy alırsa alsın, aslında Türkiye'nin karanlık odası iktidarda olur. Bu siyasetin birinci vazifesidir" dedi.



"TÜRKİYE'NİN 12 EYLÜL ANAYASASI'NDAN KURTULMASI LAZIM"

Kurtulmuş, HAS Parti olarak 28 Şubat süreciyle ilgili suç duyurusunda bulunduklarını vurgulayarak, "Bizim işimiz Ahmet, Mehmet, falanca Paşa veya siyasetçi değildir, bir dönemin bütün hakikatinin ortaya çıkarılmasıdır. Ama bunun yapılabilmesi için, Türkiye'nin siyasal sisteminin demokratikleştirilmesi gerekir. Öncelikle Türkiye'nin 12 Eylül Anayasası'ndan kurtulması lazım. Halkın sadece bir figüran olarak kabul edildiği bu demokratik sistemi kuran bu Anayasal sistem ciddi bir biçimde revize edilmeli,

reformlar ortaya konulmalı, Türkiye sadece rötuş Anayasa değil, topyekun bir Anayasa'yı ortaya koyma mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.

"Önümüzdeki dönemde yeni Türkiye'yi kurmaya imkan sağlayacak, yeni bir Anayasa yapması için mücadele edeceğiz" diyen Kurtulmuş, "Milletin parlamentodan beklentisi kavga, gürültü değildi. Bu parlamento 7 aylık bir parlamento olmasına rağmen sanki 70 yıllık bir parlamento gibi yaşlı bir parlamento haline getirilmiştir. Her konuda kavga eden, her konuda birbirinin boğazına sarılan, komisyonlarda, genel kurullarda sürekli kavga eden parlamento görüntüsü Türkiye'ye yakışmıyor. Kavga edecekseniz nasıl yeni

Anayasa yapacaksınız" şeklinde konuştu.



ERBAKAN AİLESİNDE YAŞANDIĞI İDDİA EDİLEN MİRAS KAVGASI

Bir gazetecinin "Erbakan ailesinde yaşandığı iddia edilen miras kavgasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Kurtulmuş, "Biz de izliyoruz sizler gibi bizi ilgilendirmeyen bir süreç, bu soruyu bana değil ilgililerine soracaksınız" cevabını verdi.



"SAKALIMIZ YOK Kİ SÖZÜMÜZ DİNLENSİN"

Kurtulmuş, "Kenan Evren'in savunmasında darbe bir suç olarak değil, darbeye teşebbüsün suç olduğuna ilişkin bir vurgu yapılmış. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine ise, "Sakalımız yok ki sözümüz dinlensin' diye Türkçe'de bir laf var. Bu fakir senelerdir 12 Eylül 2010'dan itibaren hep şunu söylüyor: Sadece sizin 12 Eylül darbecilerini mahkemenin önüne çıkarıyor olmanız yetmez. 12 Eylül'ün mevzuatını ayıklamanız lazım. Muhtemelen Kenan Paşa mahkemeye gelecek ve 'ben kanunsuz bir şey yapmadım

ki, ben kanunların bana verdiği vazifeyi yaptım' diyecek. Siz Milli Güvenlik Kurulu'nu bu şekilde tutarsanız, 12 Eylül'ün rejimini, Yüksek Askeri Şura'yı bu şekilde tutarsanız, Genelkurmay Başkanlığı'nı Milli Savunma Bakanlığı'na bağlamazsanız, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin İç Hizmet Yasası'nı değiştirmezseniz, 35. maddesini, 'senelerdir dilimizde tüy bitti bunları söylüyoruz' Bir günde Kenan Paşa'yı halkın önünde mahkemeye çıkarırsınız ama adam gelir mahkemede sizle dalga geçer" şeklinde konuştu.



"ÇARŞAMBANIN GELİŞİ PERŞEMBEDEN BELLİYDİ"

"Benim ilk verdiğim oydur, 12 Eylül Referandumu'na verdiğim oy" diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Cümle alem biliyor ki beyaz bir şeffaf zarf, içine koyu yeşil bir 'hayır oyu' hadi bakalım mavi oyu sandıklarda, kurulların önünde getir de koy. Hele kırsal alanlarda, Anadolu'nun birçok yerinde, köyünde, kasabasında millet korkusundan zaten 'hayır oyu' veremedi ki. Ondan sonra 'ben yüzde 92 oyla bu Anayasa'yı geçirdim, ben yüzde 92 oyla kurucu iktidar oldum' demek kuşları bile güldürür. Zaten başından itibaren 12 Eylül Anayasası'nın kabul ediliş tarzı anti-demokratiktir.

Siz 12 Eylül'ün kayığında 30 senedir oturursanız, ülkenin sivil siyaseti olarak o kayıktan inmezseniz, her iktidara gelen 12 Eylül'le hesaplaşma deyip bir arpa boyu mesafe almazsanız, bugün de gelir Kenan Paşa sizinle dalga geçer. Bu sonuç hiç de yadırgadığımız bir sonuç değildi. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Muhtemelen mahkeme sürecinde ifadeler okundukça çok daha komik, çok daha anti-demokratik bir takım sözler gündeme gelecek. Parlamentoya görev düşüyor. Sağı solu ditmenin, bir takım pazarlık

alanları bırakmanın imkanı kalmamıştır. Çok ciddi bir şekilde bütün bu yanlışlıkları ortadan kaldıracak, gerçekten bir Anayasal reforma ihtiyacı var. Bu yapılamazsa yarın, bugün 28 Şubat'çılar 'biz de görevimizi yerine getirdik' diyecek. Balyoz'dur, Ergenekon'dur, Andıç'tır birçok dava devam ediyor. Siz Türkiye'de öyle bir sistem kurmanız gerekiyor ki hiç kimsenin aklının ucundan 'andıç' hazırlamayı geçirmesi mümkün olmasın. Bu da 'Ahmet Bey iyi adamdır, falanca general demokratiktir, falanca general fazla

demokratik değildir' diyerek, avunarak olmaz. Senelerdir Türk siyaseti bununla anıldı. 'Kenan Paşamız çok iyidir o ihtilal yapmaz' iyi kardeşim biz hiçbirisine kötü demeyiz ama hiç kimsenin ihtilal yapamayacağı bir sistem kurmak siyasetin vazifesidir."



"SİVİL MEMURLARA SENDİKALI HAKKI HALEN TANINMIŞ DEĞİL"

Memufndığı iddia edilen miras r-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanıyan yasa tasarısının beklentilerini yeterince karşıladığını ancak bazı maddelerin çağdışı olduğunu belirtti. İmza yetkisinin Memur-Sen'de olduğu dile getiren Gündoğdu, şunları kaydetti:

"Ama teklif sunma ve masaya diğer konfederasyonlarla birlikte oturma gibi hükümetin kabul ettiği çağdışı, dünyada ve işçi sendikacılığında örneği olmayan bir öneri var. İşçi konfederasyonunda hangi federasyon yetkiliyse masaya o oturur, yanında ikinci ve üçüncü konfederasyon asla olmaz ama burada sanki üyelerin vermediği yetkiyi, hükümetin bazı konfederasyonlara verdiği bir tablo var, bunu eleştiriyoruz. Tekliflerin 'Daha önce sisteme dair değişiklik önerisi verilemez' diye çok yanlış bir kararı vardı.

Yoğun bir mücadele ile bu kalktı, şimdi de hiyerarşi, mevcut mevzuat esaslarına gibi yine Türkiye'ye has kavramlar getirilmiş, bu da yanlış. Uluslararası Çalışma Örgütü'nde (İLO) ve işçi sendikacılığında taraflar otururlar her konu masaya getirilir. Hükümet kabul etmezse Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na gider, o da kabul etmezse yapacak bir şey yoktur. Burada baştan ön kesme gibi bir yaklaşım var. 11 hizmet kolundaki tavır doğru, hangi hizmet kolunda kim yetkiliyse masaya da o gelir, teklifi de o getirir,

imzayı da o atar, itirazı da o yapar. 7 hizmet kolunda Memur-Sen, 3 hizmet kolunda Kamu-Sen, 1 hizmet kolunda KESK bu çok doğru bir tanım ama hizmet kolunda kabul edilen bu gerçeklik, genel toplu sözleşmeye gelince Kamu İşveren Heyeti iktidar olarak geliyor, bana 'siz koalisyon olun' diyorlar. Bu iktidarın inisiyatifinde olmayan üyelerin, memurların belirlediği bir tablo iken bunu sağlıklı bulmuyoruz. İleri demokrasiye atılan doğru adımlar var ama hala sivil memurlara sendikalı olma hakkı, Emniyet'te,

Genelkurmay'da bu hak tanınmış değil. Kaldı ki Avrupa ülkelerinde askere, polise sendika hakkı veriliyor ama toplu sözleşme hakkı verilmeyip sendika hakkı verilen birçok ülke var. Bunun raporlarını da sunduk. Bu konuda biraz eksiklik var. Bu eksikliklerin yanında taleplerimiz olan, üzerinde yoğun çalıştığımız, istediğimiz, kazanımlar var."

Ziyaretin ardından HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu'ya partisinin hazırladığı, "Yeni Türkiye-Yeni Siyaset için Yeni Anayasa" adlı raporu takdim etti.

(SU-ÖZ-Y)



22.03.2012 16:24:55 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 22.03.2012 16:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183