04 Nisan 2012 Çarşamba 18:17
342 Okunma
Davutoğlu-reynders Ortak Basın Toplantısı...(1)


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Didier Reynders ile Bakanlıkta ortak bir basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "İran, İran'ın nükleer programıyla ilgili batılı ülkelerle ilgili müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını ardından 5+1 ülkelerine bu konuda teklif ileteceğini söylediler. İran nükleer müzakereleri hangi temelde konuşulacak" sorusuna Davutoğlu, "Türkiye en başından beri nükleerle ilgili 5+1 ile

İran ile görüşülmesine, kesintisiz bir şekilde sonuç alınmasına önem vermiştir. Ocak ayında bu konuda bu müzakerelerin tekrar görüşülmeye başlaması için görüşmeler başlamıştır. Biz de AB temsilcileri ile karşılıklı görüşmelere başlanması için tekrar mektuplaştık teyit olarak. Eğer Türkiye'nin bu müzakerelerde rol oynaması talep ediliyorsa elinden gelen her şeyi yapar ve işbirliği yapması istenirse memnuniyetle yapar, bunların nerede yapıldığı değil sonuç alınması önemli" cevabını verdi.

Müzakerelerin İstanbul'da yapılmasının kendilerine iletildiğine dikkati çeken Davutoğlu, İran Dışişleri Bakanı Salihi ile İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi'nin müzakerelerin Türkiye'de yapılması için basın toplantısı düzenlediğini hatırlattı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Ashton'ın da müzakerelerin İstanbul'da yapılmasını arzu ettiklerini belirten Davutoğlu, kendilerinin bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmadığını söyledi. "Önemli olan bu

görüşmelerden netice almaktır" diyen Davutoğlu, "Müzakereleri Türkiye'de yapmak isterlerse buyursunlar, başımızın üstünde yerleri var. Her türlü katkıyı her zaman olduğu gibi yaparız" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bu konuda hiçbir zaman prestij peşinde olmadığını anlatan Davutoğlu, her iki tarafın da arzularının Türkiye olduğu yönünde bir ifadede bulunduğunu bildirdi. Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nükleer müzakerelerin zemini konusunda ise zaten bir güven arttırıcı zeminin olması lazım. Bu hemen uygulanabilecek bazı adımlardan oluşuyor ama daha önemlisi tabii kesin bir çözümün oluşması için iki parametre önemli bence bu iki parametre her türlü müzakerenin ana esasıdır. Birincisi, barışçıl nükleer teknolojinin önünde bir engel olmaması, ikincisi herhangi bir şekilde askeri mahiyet taşıyan nükleerlerin engellenmesidir."



"İRAN'IN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR, BAŞBAKANIMIZA GÖSTERİLEN SAYGIYLA BAĞDAŞMADI"

Başka bir gazetecinin, "Sadece nükleer müzakereler değil, komşu İran'dan Suriye konusunda Türkiye'yi hedef alan bir açıklama geldi. İran Meclis Başkanı Ali Laricani'nin İstanbul'daki Suriye'nin dostları toplantısıyla ilgili, İran'a yaradığını ve İsrail'e rüşvet gibi değerlendirdiklerini söyledi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Davutoğlu, "Dün İran'ın yaptığı açıklamalarla ilgili kapsamlı not bana iletildi. Dün ben Sayın Salihi'yi aradım, çok başarılı geçen bir ziyaretimiz oldu İran'a. Bunun

akabinde yapılan bu açıklamaların Sayın Başbakanımıza gösterilen saygıyla bağdaşmadığını kendisine ifade ettim. Kendileri, 'İran İslam Cumhuriyeti adına dış politikayla ilgili açıklamalar sadece Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı ve dini lider tarafından yapılır, diğer açıklamaların bu anlamda bir bağlayıcılığı yoktur. Biz de bu konuda sizin yaklaşımınızı ve daha önce görüştüğümüz konulardaki yaklaşımınızı biliyoruz, anlıyoruz ve bu açıklamalar resmi bir açıklama değildir' dediler. Sayın Salihi'nin bu

anlayışına teşekkür ederim" cevabını verdi.



"TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİNİN BU ŞEKİLDE GÜNDEME GETİRİLMESİ KİMSEYE FAYDA GETİRMEZ"

Davutoğlu, bu konuda bir hususu vurgulamak istediğini belirterek, "İran'la Türkiye arasında köklü diplomatik ilişkiler var. Avrupa'da bazen iç siyasetin dış politikada kullanımına çok şahit olduk. Bu Avrupa'da rastlanan bir uygulamaydı, bizim için çok yabancı değil. İran gibi dost ve kardeş ülkenin seçimler yaklaşırken bu konuların bir iç mesele haline getirmesini doğrusu hem yadırgadım hem bu konunun İran içinde farklı kanaatlerin, Türkiye-İran ilişkilerinin bu şekilde gündeme getirilmesi kimseye fayda

getirmez" şeklinde konuştu.

İç kamuoyu talepleri doğrultusunda yapılan açıklamaların köklü ilişkilere uygun olmadığını bildiren Davutoğlu, bu konuda Türkiye'nin iradesini ya da bağımsız karar alma konusunu sorgulayan bazı açıklamalar için üzüldüğünü söyledi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi stratejisini belirlediğini ve hiçbir şey gözetmeksizin bunu uyguladığını anlatan Davutoğlu, "2010 yılında İran'a yönelik ambargolar konusunda Birleşmiş Milletlerde 'hayır' oyu verirken ne kadar bağımsız irademizle hareket etmişsek, Suriye konusunda

da aynı şekilde sadece vicdanımızla ve bağımsız irademizle hareket ediyoruz. Türkiye kimsenin talepleri yönünde dış politika geliştirmez. Hele hele İsrail'le ilişki kurulması kesinlikle talep edilemez" diye konuştu.

(EY-ÖZ-Y)



04.04.2012 18:03:44 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 04.04.2012 18:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183