11 Nisan 2012 Çarşamba 12:56
621 Okunma
Aso Gündem Toplantısı


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ankara Sanayi Odası (ASO) Organize Sanayi Bölgesi toplantı salonunda 16’ncısı gerçekleştirilen ‘ASO Gündem Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Babacan’ın yanı sıra ASO Başkanı Nurettin Özdebir ve davetliler katıldı.

Babacan, yaptığı konuşmada, Ankara Sanayi Odası’nın kurulduğu ilk yıllardan bu yana Ankara’nın bir sanayi kenti olmasına çok büyük katkı verdiğini belirterek, “Bugün Ankara sadece Başkent olarak, sanayi kenti olarak anılıyorsa bunda Sanayi Başkanımızın katkısı çok büyük” dedi.

Türkiye’nin sanayileşme hamlesinin dünyanın pek çok bölgesinde yakından izlendiğine dikkati çeken Babacan, Ankara’nın kapasitesiyle öne çıkan bir şehir olduğunu ve en önemli 10 sanayi kuruluşunun 8’inin Ankara’da olduğunu bildirdi. “Bizim gibi dışarıya yoğun bir şekilde entegre olmuş, ticaret ve finans kanalıyla yoğun bir şekilde bağlı olan bir ülkeyken Avrupa’ya dikkat etmemiz gerekiyor” diyen Babacan, Avrupa’da 2008’den bu yana krizin köküne inilip köklü adımların atılmadığını söyledi. Avrupa ekonomisi hakkında bilgiler veren Babacan, şunları kaydetti:

“Trilyonlarca dolar basılmış para söz konusu. Ancak doların halen dünyanın her yerinde itibar gören bir para olarak görülmesi şimdilik bu çarkın dönmesini sağlıyor, piyasalarda ciddi bir sorguluma başladığında işler kontrolden çıkabilir. Kasım başı seçimleri var. 2013 yılında gerekeni yapanlar diye beklenti var. Köklü tedbir bu yıl içerisinde gelmez.”

Başbakan Yardımcısı Babacan, 2013 yılında Amerika’nın kendine çeki düzen vermesi gerektiğini ifade etti. Avrupa’daki siyasetin son derece karmaşık olduğunu belirten Babacan, AB’ye üye 27 ülke olduğunu ve bunların her birisinin hükümetlerinin koalisyondan oluştuğunu hatırlattı. Babacan, 2008-2009 krizi gelince Türkiye’de çok ciddi sorunlar olmadığını anlatarak, bankacılık sektöründeki tedbirlerin bu krizin rahat geçmesini sağladığına işaret etti. Türkiye’de zengin ve fakir arasındaki uçurumun azaldığını belirten Başbakan Yardımcısı Babacan, gelir dağılımının sosyal desteklerle, vergi politikalarıyla ve rekabetle düzenlendiğini söyledi. “Ülke içinde rekabet kazanan her kuruluş yarın öbür gün Avrupa ve Dünya şirketidir” diyen Babacan, Türk sanayicisinin önünün çok açık olduğunu bildirdi.



YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

Babacan, ‘yeni teşvik sistemine’ ilişkin olarak, “Temel konulara değineceğim ama teşvik sadece yatırım teşviki. Bu teşvik programının en önemli özelliklerinden bir tanesi de bölgesel farklılıkları azaltmak. Bir diğeri ise, bu teşviklerin etkinliğini artırmak, sonuç verici hale getirip istihdam oluşturmak. Bizim önceki teşvik sistemimizde bölge esası vardı” diye konuştu.

Organize Sanayi Bölgeleri’ne ilave unsurlar getirildiğini söyleyen Babacan, Organize Sanayi bölgelerinin bir alt bölgeden teşvik alacağını ifade etti. Organize Sanayi Bölgelerine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çalışmaları olduğunu anlatan Babacan, yatırımcıya verilen hazine arazisinin yatırım yapılmaması halinde iki yıl sonra yatırımcıdan geri alındığını söyledi.

Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin görüşmelerin sürdüğüne işaret eden Babacan, Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda görüşüldüğünü ve gerekli düzeltmelerin yapılacağını ifade etti. Babacan, 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek Türk Ticaret Kanunu’nu ertelemeyi düşünmediklerini belirtti.



ASO BAŞKANI ÖZDEBİR

ASO Başkanı Özdebir ise, Türkiye göstermiş oldu performansla dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi olduğunu belirterek, Türkiye’nin fırsatlar ve yatırımlar için cazip hale geldiğini kaydetti. Özdebir, “Bütün bu şartlar altında yeni teşvik paketi açıklandı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde belki de en kapsamlı teşvik çalışmasını görmüş bulunuyoruz. Teşviklerin mevcut firmalara haksız rekabet yaratmaması lazım, bu konuda hassas davranmamız lazım. Bu teşvik mevzuatında 3 tane alan beni mutlu etti, özel okulların teşvik edilmesi, biz de meslek lisesi yapıp onu da işletmek istiyoruz. İkinci husus, insanlarımızın ölçek ekonomisine yöneltecek, 5 veya daha fazla kişinin bir araya gelerek yaptığı yatırımların özel olarak desteklenmesi. Üçüncü husus, daha yüksek katma değerli ürünler üretmemiz” şeklinde konuştu.

Bu anlamda da bir Ar-GE çalışması sonucu çıkan ürünlerin destekleneceğini kaydeden Özdebir, bu teşvik mekanizmasının faydalı olabilmesi için birçok kurumun aynı alanda çalışması gerektiğine dikkati çekti. Yatırım şevkini kırmayacak bir takım tedbirlerin alınması gerektiğini bildiren Özdebir, Türk Ticaret Kanunu’nun bunlardan biri olduğunu söyledi. İndirimli KDV oranı üzerinden satış yapan firmaların yüzde 18 üzerinden aldıkları malları yüzde 8 üzerinden sattığını anlatan Özdebir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ortalama 18 ay 20 ay gibi finansman yükü üzerlerinde kalmakta. Devletten bu kadar KDV alacakları varken kendileri kredi kullanmak zorunda kalıyorlar. Sektör eğer yüzde 18’e eşitlenmesini isterse o konuda bir çalışma yapılacak. Küçük işletmelerimiz de burada mağdur olmakta.”

(EY-ZÇ-ÖZ-E)



11.04.2012 12:54:11 TSI

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Son Güncelleme: 11.04.2012 12:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183